baslik

baslik02

baslik01

 

 

Kusuruma bakmayın, ben doktora tezinin son dönemindeki bir insanım, dolayısıyla vakit darlığım var, ancak fırsat bulunca site güncellemesiyle ve maillerle ilgileniyorum, duyurulur! -NEHİR

PAPAĞAN HAKLARI
BEYANNÂMESİ

haberHABERLER

>> 2. Sınıf 3. ders Papağan Rahatsızlıkları dersindeki Psikolojik rahatsızlıklar linkine "PAPAĞANLARDA TÜY YOLMA" makalesi eklendi.

>> 2. Sınıf 4. ders Tedavi Yöntemleri dersinde Psikolojik Rahatsızlıkların Tedavisi linki aktif hale geldi. Buradan "TÜY YOLMA SORUNUNUN TEDAVİSİ" makalesine ulaşabilirsiniz.

>> 4. Sınıf'ın 7. dersi olan Yavru bakımı linki aktif halde. bu ders başlığı altına makaleler önümüzdeki günlerde eklenmeye devam edecek..

>> 2. Sınıf temel eğitim teknikleri 2 dersine TUVALET EĞİTİMİ makalesi eklendi.

>> Türler linki yeniden düzenlendi. Bu bölümde artık sadece papağan türlerine ait genel bilgiler bulunmayacak. Aynı zamanda "türe bağlı sorunlar" da burada ele alınacak. Sorun yaşayanların çokluğu nedeniyle önce "sevda papağanları"yla ilgili kısmı ekledim. Cennet papağanı da bu türe dahildir, belirteyim.

>> Türler linkine Kakadu tanıtım yazıları eklenmeye başladı.

>> 2. sınıf Temel Eğitim Teknikleri 2 dersine "Öpücük ve Dokunma" makalesi eklendi.

>> 2. sınıf 6. Ders, "Tüy, Tırnak Gaga bakımı" makalesi eklendi.

>> 2. sınıfın 3. dersi Papağan rahatsızlıklarına makaleler eklenmeye başladı. İlk makalemiz Psikolojik Rahatsızlıklar altında "Papağanlarda Fobi".

>> 3. sınıf derslerine, 8. Ders, DNA testi dersi eklendi!!

>> Sonunda Küçük papağan eğitimi yazısı eklendi! 1. Sınıf Temel Eğitim Teknikleri Dersinde, Ele Alıştırma linkinin altında bulabilirsiniz.

>>1. sınıf Beslenme derslerine iki yeni makale eklendi: "Foraging beslenme" ve "Lapalar".

>> 3. sınıfın 4. dersi Recall eğitimine "Recall 1. aşama: Gelmeyi öğretmek" makalesi eklendi.

tiyoTÜYO KÖŞESİ

>> Papağanınızın tüy yolmaya başlamasından endişe duyuyorsanız, ona yeni oyuncaklar alın, oyun bahçesinde ufak değişiklikler yapın, onunla yenibir oyun oynamaya başlayın ve sık sık tüylerine hafifçe su spreyleyin. Tüyleri nemli olduğu sürece tüylerine dokunmaz. Ama ona yeni uğraşlar bulmadığınız sürece sorun devam eder.

>> Kuşunuza bir davranışı yada kelimeyi, davranış yada kelimeyi tekrarladığında, tamamen ilgisiz kalarak unutturabilirsiniz. Unutmayın, bağırma çağırma, azarlama dahi onların gözünde ilgidir. İstenmeyen davranışı tetikler. İlgisiz kalmak tek çaredir. Tam tersi, beğendiğiniz bir davranışını yada hoşunuza giden bir kelimeyi söylediğinde bütün ilginizi ona yöneltirseniz, yaptığı/söylediği şeye olumlu tepki verirseniz onu teşvik edersiniz.

>> Eve yeni gelen papağanların ötmemesi çok normaldir. Bir papağan, ancak ev ve kişilere tam anlamıyla ısınıp alıştığında ötmeye başlayacaktır. Ötmek onun için "mutlu ve rahatım" demenin bir yoludur. Yeni gelen bir kuşun ilk bir iki ay gık dememesi bile normaldir. Genelde, ele alıştıktan, kola çıkmayı öğrendikten, hırlamayı tamamen kestikten sonraki bir iki hafta içinde sesini duymaya başlarsınız. Temel eğitim gördüğü haftalarda bilhassa sessizleşebilir. Çünkü "çevresine ve size dikkat etmektedir". Sabırlı olun, zamanla, o rahatladıkça sesini duyacaksınız. :)

>> Papağanınızı oyun oynamaya teşvik edin. Önüne oyuncak koymak yeterli olmayabilir. Bir oyuncağı alıp onun gagası önünde sallayın, ısırması için teşvik edin. Isırıp parçalarsa, aferin deyin. Bu şekilde zamanla kendi başına oyun oynamaya başlayacaktır.

>> Papağanınız ne kadar uysal olursa olsun, yabancıların onun tüylerine dokunmasına izin vermeyin. Yabancılarla iİlk tanışmada çok az dokunma olmalıdır. Eğer onu, size davrandığı kadar yabancılara da yakın davranmaya zorlarsanız, size olan güvenini sarsarsınız. Elbette papağanınız kendiliğinden yabancılarla içli dışlı oluyorsa, buna karışmanıza gerek yok :)

>> Papağanınızı sık sık yeni oyuncaklarla ve evdeki eşyalarla tanıştırın. Zaman içinde ürkekleşmesinin önüne bu şekilde geçebilirsiniz. Papağanların, bilhassa bazı türlerin, ergenlik dönemlerinde birden, nedensiz yere korkaklaşabileceğini unutmayın.

>> Papağanınızı yeni bir eşya ve oyuncakla tanıştırırken önce siz dokunun, sonra alttan gagasına doğru uzatıp bir mesafede sabit tutun ve "dokun" deyin. Kendisi uzanıp dokunsun. Dokununca aferin deyip eşyayı uzaklaştırın. Zamanla bu eşya/oyuncağa tamamen alışır.

>> Karşınızda zeki ve duygulu bir hayvan olduğunu asla unutmayın. Davranışlarınız, bakışlarınız, konuşmanız ona çok şey anlatır ve öğretir.

>> Aynı anlamsız kelimeyi ona tekrarlıyorsanız kuşunuzun zekasını küçümsüyorsunuz demektir.

>> İstemediğiniz bir davranışı olursa "hayır" deyip ona kötü kötü bakmanız ve onu bir kaç dakika yanlız bırakmanız yeterlidir. Bağırırsanız sadece onun davranışını körüklersiniz.

>> Kuşunuzla konuşurken kısık bir ses tonuyla konuşursanız, ilerisi için kuşunuza "kısık sesle" konuşmayı öğretirsiniz.

>> Kuşunuzu kafesine hapsetmeyin. Kuşlar kafeste “yaşamaz”. Kafes, kuşunuz için sadece sığınılacak, uyunacak bir yuvadır. Bütün gününü orada geçirmeyi istemez. Bütün gün kafese kapatılan kuşlarda “kafes dışına çıkma” fobisi oluşur ve bu psikolojik bir problemdir.

>> Ses tonunuz ve içinizden geçen niyet çok önemlidir. Niyetinizi daha siz idrak edemeden anlarlar.

 

papagan

Papağan Okuluna Hoşgeldiniz!

Baştan belirtelim, bu okul yalnızca papağanlar için değil. Burada, papağanınızı eğitim-öğretime tabi tutmanız için "sizin" eğitilmeniz amaçlanıyor. Unutmamak gerekir ki, papağanınızın her türlü (istenen-istenmeyen) davranışının sorumlusu sizsiniz. Bir papağanı insanlara alıştırmakta bir şey yoktur, bir kaç gün bile yeter. Sorun, kişilerde bilgi ve tecrübe eksikliği olduğu için bu sürenin haftalara, aylara uzaması, eğitim niyetiyle papağanların gereksiz eziyet ve sıkıntı çekmesi. Yanlış olmadığı düşünülen ama yanlış olan davranışları da buna ekleyin, ve hop, papağanınız “sorunlu bir kuş” oluverir ve “en iyisi ben bu kuşu değiştireyim!”. Burada niyetimiz, daha baştan “kuşu değiştirmek, vermek, satmak vs." düşüncelerini kafanızdan silecek bir ilişki oluşturmak aranızda. Onu çocuğunuz olarak benimseyebileceğiniz, ölseniz de vermek istemeyeceğiniz karşılıklı bir bağ geliştirmek. Ve sorunun kuşta değil, “sizde” başlayıp bittiğini size anlatabilmek.

corapBir papağanla aynı evi paylaşmak için, BİLGİ EDİNMEK, ÖĞRENMEK VE PAPAĞAN EVLADINIZI TANIMAK bir zorundalık! Aynı yeni bebek bekleyen insanların önceden bebeklerle çocuklarla ilgili araştırma/hazırlık yapıyor olduğu gibi siz de onu “evlat edinmeden önce” tanımaya çalışmalısınız. İnanın bir papağanın bir insan bebeğinden fazla farkı yoktur. (papağanların bebeklerden daha fazla artıya sahip olduğunu kenara bırakırsak; kokusuz dışkılama, gecenin bir yarısında zırlama sesiyle uyandırmama vb. :D)

halterKısacası bu sitenin amacı papağan evlat edinmiş ailelere destek olmak değil, hayvansever bir açıdan, aileleriyle sıkıntı yaşayan ve yaşayabilecek “papağanlara” yardımcı olmak. Bu sitenin size ona “en iyi” nasıl bakılabileceğini öğreteceğini umuyorum. Onların sıkıntı çekmesini, eğitim adına eziyet görmesini, atılıp satılmasını, onlara bazı yaptıklarından ötürü sinir olunmasını, kötü beslenmesini, kötü koşullarda yaşamalarını, psikolojilerinin bozulmalarını vs. istemiyoruz. Tabii dolaylı olarak size de yardımcı olmuş oluyoruz :)

Site zamanla gelişecek, derinleşecek; tabii herşeyin bir ilk adımı vardır, adımları atarken sabırlı olmak şart. Derslerinizi iyi çalışın ve sınıfları çalışa çalışa atlayın. Arada geçtiğiniz sınıflara tekrar göz atmayı da unutmayın, çünkü bilgiler sürekli güncellenecek.

İyi dersler. :)

 

yazarYAZARLAR

nehir Editöria
B.Nehir Halaçoğlu

Çocukluğundan beri kuşlarla haşır neşir ama böcekler dahil hayvanların hepsi onun için çok kıymetli. Bilhassa kuşları anlamaya ve eğitmeye özel bir yeteneği olduğunu düşünüyor.
İlk kuşu yaralı bir serçeydi, ve kuşların boyutları yıllar geçtikçe büyüdü. İrisi ufağı, agresifi, uysalı, dev ama yufka yürekli hyacinthine macawından yerinde duramayan turakolara, yaşlılıktan tüyü dökülmüşünden, yeni doğmuş bebeğine kadar her tür papağan gördü, tanıdı. Yine de, türü ne olursa olsun, psikolojisi bozuk papağanlar kadar ilgisini çeken bir şey yok. Ömrü el verirse daha da fazla papağan görmeye, onları daha iyi tanımaya, hatta mümkünse doğal hayattan yakalananları geri ormanına göndermeye ve onları ormanda gizlice dikizlemeye niyetli.


nehirBegüm Konor

Begüm, yedi yaşından beri kuş besliyor. Kuş aşkı, babasının ona sarı renkli, çok tatlı bir kanarya hediye etmesiyle başladı. Üç kanarya besledikten sonra, açık yeşil, dişi bir muhabbet kuşu, bir dükkanda tesadüfen omzuna kondu, ve papağan dönemi başladı. Ondan sonra, Begüm pek çok farklı türden bir sürü papağan besledi. Bir kaç yıl önce, papağanlarının boyutunu artırmaya karar verdi ve ilk Timneh Afrika Gri papağanını evlat edindi. Ne yazık ki kısa süre sonra onu trajik bir şekilde kaybetti. Yine de Afrika Grilerden vazgeçmedi ve öylesine yolda yürürken, kader bu ya Mâşuk isimli, hayatın sillesini yemiş bir Kongo dikkatini çekti. Şimdi hayallerinde eve gelin olarak bir Galah Kakadu almak var, bakalım.


PAPAĞAN EFSANELERİ

Pekala, burada papağanlarla ilgili söylenen, duyulan efsaneleri cevaplayacağız. Buyrunuz.

- DNA testi yapılarak bir papağanın yaşı, cinsiyeti öğrenilebilir.

DNA testi yapılırsa bir papağanın "cinsiyeti" öğrenilebilir, daha doğrusu çoğu papağanın cinsiyetinden emin olmanın tek yolu budur. Ancak, "YAŞ" DNA testiyle öğrenilemez. Bir papağanın kaç yaşında olduğu çocukluk dönemine girdiği andan itibaren "öğrenilemez".

- Vahşi bir papağanı eve getirdiğinizde kafesine yaklaşmamak, rahat bırakmak gerekli, sabırla onun size yaklaşmasını beklemelisiniz.

Ve böylece karşılıklı bekleşmiş olursunuz. Papağanlar bekleyerek size alışmaz. Eğitime ilk günden başlayabilirsiniz. Bu bekleme ve sabıra dayalı "eğitim yöntemini" kim, hangi akla hizmet "geliştirdi" bilmiyorum ama, bekleyerek daha çok papağanınızın yaşadığı stresi arttırırsınız. Ona bir an önce yaşadığı ortamın güvenli olduğunu, sizin iyi ve öğretici bir yaşam formu olduğunuzu ona anlatmanız gereklidir. Eğitim için derslere bakınız.

- Bebek papağanlar yetişkin papağanlardan daha kolay eğitilir.

İkisinin de ayrı ayrı kolaylıkları ve zorlukları vardır. Bebek papağanların eğitilmesi değil, iyi yetiştirilmesi gerekir ve bu en az 3-4 senelik, "sürekli bir eğitim süreci" demektir. Bebek ve genç papağanlar daha çabuk güvendiği için göze daha kolay görünmektedir. Ancak yıllar boyu sürmesi gereken eğitim süreci hafife alınırsa "çok çabuk" davranış bozukluğu geliştirirler. Yetişkin papağanlar ise yeni ebeveynlerine ve yeni ortamına daha güvensiz yaklaşır, bu nedenle eğitimleri daha zor gibi görünür ancak eğitim süreci çok daha kısadır. Bir defa güven bağı sağlandı mı davranış bozukluklarının gelişmesi çok daha zor gerçekleşir.

- Timneh papağanları jako değildir. Konuşamazlar.

Timnehler bütün dünyada "Afrika Gri papağanı" olarak geçen, ama nedense Türkiye'de "jako" denilen papağan türüne dahildir. Kongo afrika gri (CAG) ve Timneh afrika gri (TAG) diye iki ana kol vardır. Kimisi Ghana ve Cameroon Afrika grileri de kollardan biri olarak sayar. Ancak bu ayırım sadece papağanların geldikleri bölgelere göre verilmiş isimlerdir. Timnehler yaşadıkları bölgenin daha güvenli olması dolayısıyla daha sosyal ve cüsse olarak daha küçük kuşlardır. Kongolarda tek kişiye bağlanma özelliği öne çıkarken Timnehler küçük kalplerine birden fazla kişiyi bu yüzden sığdırabilir. Timnehler Kongolar kadar iyi konuşur. Konuşma konusunda iki fark vardır: Kongolar ses tonuna göre kelimeleri seçip ses tonunu taklit etmeye daha yatkınken, Timnehler kelimenin anlamına daha hızlı odaklanır, tonu önemsemez (araştırmacılar bunun nedenini timnehlerin daha sosyal olmasına bağlıyor). Genelde kız çocuğumsu bir ses tonunu tercih ederler. Timnehler bir kelimeyi anlamıyla tam olarak öğrendikten "sonra" konuşmayı tercih eder. Kongolar önce ses tonunu taklit ederek kelimeyi öğrenir, anlamını öğrenmeyi sonraya bırakır. Dolayısıyla ses tonuna odaklandığı için yetişkin bir Kongo afrika gri, yetişkin bir Timneh afrika griden daha çabuk konuşur. Ancak bebek afrika grilerde yapılan incelemelerde (2-3 aylık olanlardan bahsediyorum) Timneh bebeklerinin Kongo bebeklerinden 6 ay önce konuşmaya başladığı gözlenmiştir. Bunun nedeni timneh bebeklerinin anne baba olarak gördüğü insanların kullandığı kelimelere ve anlamlarına odaklanmasıdır. Dolayısıyla Timnehler de papağan mı, jako değil onlar, konuşmaz vs. diyen çok bilmiş insan evladına öyle değil böyle diyerek gönül rahatlıyla tokat atabilir ve onu susturabilirsiniz. :)

- Büyük papağanlar ay çekirdeğini ve fıstığı çok sever.

Büyük papağanlar ay çekirdeğini ve fıstığı "mecburiyetten" yer. Hapis ortamında, sürü liderinin olmadığı bir yerde güvenli bildiği tek yiyecek ay çekirdeği ve fıstık olduğu için bunları yer, esas yemesi gereken meyve sebzeleri reddeder. Meyve sebzenin "güvenli" olduğunu öğrenen, ebeveyninin sürü liderliğini kabul edip onun gösterdiği yiyeceklerin tadına bakan, meyve sebze yemeye alışan papağanlar, bir süre sonra ay çekirdeği ve fıstığı önüne koysanız dahi yememeye başlayacaktır. Bu besinler onlara ancak ve ancak "ödül olarak" arada verilmelidir. Büyük papağanların ana besin kaynağı ay çekirdeğidir, diye direten iddia sahibine ödül olarak bir tokat atabilirsiniz yani.

- Bir papağan habire kaşınıyorsa, bu parazit sorunu olduğunu gösterir.

Birincisi büyük ihtimalle "kaşınma" diye gördüğünüz şey kaşınma değil, "tüy tarama", ikincisi parazit sorunu olan kuş sürekli kaşınmaz. Papağanlar günlerinin büyük çoğunluğunu tüy tarayak geçirir ve bu onlar için bir sağlık göstergesidir. Bir papağanın dış parazit sorunu olduğundan ancak şu durumda şüphelenilir: Papağanınız öylece sabit bir şekilde duruyorken, birden acil bir hamleyle "belli bir bölgesini" kaşır ve durur, hatta bu sırada memnuniyetsiz bir mırıltıda çıkarabilir. Sonra yine, başka bir belli bölgesini birden kaşır ve yine durur. Ayrıca dış parazit sorunu olan kuşlarda tüy yolmada görülebilir. Kuşunuzun günlük tüy taramalarına onu suyla spreyleyerek destek olabilirsiniz. Parazit spreyleri sadece gerçekten parazit teşhisi konulduysa kullanılmalıdır. Kafanıza göre ilaç kullanmamalısınız.

- Bu Jako bebek, karanlığa götürürsen gözleri siyah olur, aydınlıkta hepsinin gözü sarıdır.

Ya.. tabii.. Afrika grilerin gözleri 6 aylık olana kadar siyahtır. Tamamen siyah. Sarı kırmızı mavi hiçbir renk göremezsiniz. Karanlıkta yada aydınlıkta, her daim siyahtır. 1 yaşına doğru grileşmeye başlar. 1,5 yaşında gümüş grisidir. En ufak bir sarıya çalma durumu yoktur. 2 yaşına doğru gözlerde hafif sararma başlar. 2- 2,5 yaşlarında buğday sarısıdır. 3 yaşına doğru sarılık belirginleşir. 4 yaşında gözleri artık tamamen sarıdır. Bu yaştan sonra bir papağanın 30 yaşında mı yoksa 5 yaşında mı olduğunu anlamak mümkün değildir. Ancak karakterine ve davranışlarına bakılarak ergenlik çağında mı yani 8-10 yaşının altında mı, yoksa yetişkin mi yani 8-10 yaşının üstünde mi olduğu, ancak tecrübeli bir kişi tarafından "tahmin edilebilir".

- Papağan dediğin kuş işte, nerden anlayacak ne dediğimi, çocuk zekası falan hikaye bunlar..

Bu kişiye, konuşmadan direk tokat da atabilirsiniz ama ben yine de bir açıklama yazayım: Bütün papağanlar, 2 yaşındaki bir çocuğun "duygusal zekasına" sahiptir. Analitik zeka konusu ise papağandan papağana değişmektedir. Çoğunluğu 2-3 yaş çocukların analitik zekasına sahipken, afrika gri ve eclectus papağanları 4-5-6 yaşları arasında değişen analitik zekaya sahiptir. Yani bu tür papağanlar basit düzey toplama çıkarma, eşyaları tanıma, şekil yerleştirme, renkleri tanıma, sayıları tanıma gibi temel matematik ve genel kültür sorularını cevaplayabilir. Kolay yap bozlarla oynamayı öğrenebilir. Türkiye'deki çoğu papağanın bunu yapmamasının tek bir sebebi vardır; papağanla diyalog kurmayı ve onlara bunları öğretmeyi kimsenin bilmemesi. Türkiye'de tek bildiğimiz ve ilgilendiğimiz şu: "papağanı konuşturmak". Uluslararası düzeyde bilgi sahibi iddia makamını şaşırtacak kadar çok araştırma ve makale vardır papağanların öğrenme ve zeka düzeyleri hakkında. Ve "Alex" tek örnek değildir Allah aşkına.

 

Dünya çapında yürütülen, Pet shop kontrol ve denetleme girişimlerine destek olun! Bu işi hayvanseverlerden başkası üstlenmeyecek! İlk adımınız, hayvanlara rahat ve temiz koşullar sağlamayan petshoplardan alışveriş yapmamak! Eğer şehrinizde hayvan malzemesi alabileceğiniz başka pet shop yoksa, şehrinizdeki veterinerlerden yardım isteyin yada internet üzerinden satış yapan, hayvan satmayan veteriner sitelerine/pet shoplara yönelin! Hayvanları küçücük kafeslere hapsedip, onlara pislik içinde bakan pet shopları uyarın! Hayvan köle pazarlaması "ekmek kapısı" değildir! İnsanların pet ihtiyacı için, düzgün koşullara sahip üretim çiftlikleri ve bakım/sığınma evlerinin gelişimi desteklenmelidir! http://www.bornfreeusa.org/a_campaigns.php

papaganailesi  

walfare

petstoreparrots.org

parrotint  
son güncellenme tarihi: 08.03.2012free invisible web counter

© 2011-2012 Papağan Okulu, Her hakkı saklıdır.
yuva | dersler | turler | okulun haylazları| iletişim

webtasarım: zirzun (muhteşem olmadı belki ama, amaç görsellik değil zaten, değil mi?)