baslik

baslik02

baslik01

 

 


arya

ARYA

Arya evimizin yeni üyesi. Aramıza 26 Şubat'ta katıldı. DNA test sonucuna göre bir erkek. Kendisi boylu boslu bir delikanlı yani. Hoş, Rika cazgır bir dişi olduğu için kızımın yanında boyu bosu bir işe yaramıyor ama... :D

Kendisi bahtsız bir kongo (idi), ve Türkiye'deki pek çok örnekten biri ne yazık ki. Eski yaşadığı yere düşmeden önce neler yaşadı orasını bilmiyorum ama uzun aylar boyunca soğuk bir yerde, küçücük bir kafeste, sadece çekirdeğe mahkum edilmiş, yapayalnız ve ilgisiz kalarak yaşamış. Doğal olarak vücudundaki hemen hemen bütün tüyleri yolmuş. Eski sahibi, kuş tüylerini yolmaya başladığı gün "bir hata yaptığını, bir yanlışı olduğunu" düşünmeli ve harekete geçmeliydi. Ancak belki umursamamak, belki cehalet, kuşcağız bu duruma gelene kadar yaptığı hataları sürdürdü. Neyseki hayvansever ve merhametli insanlar da var bu dünyada, o sayede kurtuldu. Buradan Koray ve Elif çiftine selamlarımı ileteyim. Neyse sonuçta Arya artık benimle. Tüyleri bir iki sene sonraya ancak düzelir diye tahmin ediyorum. O zamana kadar yoluk ve tipsiz bir kuş olarak hayatını sürdürecek :) Yaşı 5'in üzerinde orası kesin ancak tam bir yaş söylemem imkansız. Belki ileride hareketlerine bakarak ergenlik döneminde mi (yani 5-10 yaş arasında mı), yoksa yetişkin mi (yani 10 yaş üstü) bir tahminde bulunabilirim.

Tüyleri dışında çok hafif bir solunum sıkıntısı var, ancak bu durum belli belirsiz gösteriyor kendisini. Bitkisel destekle kolayca düzelebilir. Sinirli ot ve zeytin yaprağı çayı onun için ideal.

Arya bize bir çok şey öğretecek; yemek alışkanlığı kötü, tüyleri kötü, tamamen vahşi ve cahil :) Ama bunun yanısıra çok sevecen bir kuş izlenimi verdi bana. Ne cazgır, saldırgan kuşlar gördüm, Aryacık yaşadıklarına rağmen çook iyi niyetli. Vahşi olmasından istifade, bazı temel eğitim konularında buraya kısa video günlükleri tutmayı düşünüyorum. O birşeyler öğrenirken, siz de kendi kuşunuzun eğitimi için birşeyler öğrenebilirsiniz belki bu videolarla.

Birinci Gün: Hırlamama eğitimi

Bu videoda dikkat etmeniz gereken şey, ellerimin, hareketlerimin yumuşaklığı. Katı, ani, atılgan,ürkek yada heyecanlı bir halim yok. Aksine rahatım, kendime güvenim tam, ısırılmaktan zerre korkmuyorum, gözlerim onun gözlerine bakmıyor, gagasına falan bakıyorum. Arya'nın korkularını gördükçe, bunların üzerine gidiyorum. Ancak amacım onu daha çok korkutarak korkularının üzerine gitmek değil, aksine, "korkmasına gerek olmadığını anlatacak şekilde" sakin ve yavaş hareket ediyorum. Gerekirse hırlamayı kesip sakinleşene kadar yarım saat orada kıpırtısızca bekleyebilmeliyim. Elbette kendime bu şekilde güvenmem de onun tarafından hissediliyor.

Bu videoda izlediğiniz, Arya'nın aynı gün içinde gördüğü ikinci eğitim. İlk eğitim akşam saat 19:30'daydı. Bu sırada videoya çekmek aklıma gelmedi. Ama ilkinde daha çok kafese yaklaşma üzerinden eğitim vermiştim. Çünkü her yaklaştığımda hırlıyordu. Daha önce derslerde yazmış olduğum gibi, adım adım kafesin yanına kadar vardım. Sonra bir-bir buçuk saat ara verip, saat 20.00-20:30 gibi bu videodaki eğitimi verdim. Elbette hırlama bu eğitimle tamamen sona ermedi. Ancak ilk gün için çok büyük bir adım atmış olduk. Sonraki günler, ele gelme ve banyo eğitimleri yapılırken de hırlamama eğitimi devam edecek. Sonuçta hırlamak, papağanların korkudan yaptığı bir şeydir. Korkularını aştıkça, hırlaması da kesilecek. Ancak korkunun aşılması sizin verdiğiniz eğitimlerle ve pozitif davranışlarınızla ancak mümkün olur.

Not: :D videoda parmaklarıma bakıp ne pis biriymiş bu demeyin, papağan oyuncağı boyadım gıda boyasıyla, dolayısıyla oyuncaklarla beraber ellerim de boyandı :D

İkinci gün: Ele gelme eğitimi

Bugün Arya'nın eve gelişinin ikinci günü. Sabah Rika'nın seslerine karşılık vermek için bayaa güzel öttü. Şimdilik ben yanındayken yemek yemiyor ama bu normal. Sonuçta hala çok gergin. Öğleye doğru kafesinin kapısını açtım. Çok uzun bir süre çıkmadı. Kafesin içindeyken, kafesteki sopalardan biriyle küçük bir eğitim verdim, onu sopaya çıkardım. Sadece bir kaç saniye ancak durdu üzerinde ama önemli değil. Esas eğitim o dışarı çıktığında başlayacak.

Öğleden sonra odaya girdiğimde onu dışarıda buldum. Yatağımın üzerinde :D Ve gerisi videoya çekilmiş vaziyette. :)

Videoda "ısırılmaya karşı" ne kadar korkusuz olduğuma dikkat edin ve hırlamasına nasıl aldırmadığımı. Elim sargılı ve kendimi güvende hissediyorum. Dolayısıyla rahatlıkla, ısırmak üzere hamle yapmasına fırsat vermeden, "ben" elimi onun gagasına uzatıyorum. Bu, ısırılmaktan korkmadığımı, beni ısırmakla def edemeyeceğini ona anlatıyor. Ele çıkarırkende parmaklarımı gagasıyla arayışına dikkat edin. Elim sargılı olmasa büyük ihtimalle beni yıldırmak için tehdit ısırığı atacak. Belki hafif, belki fazla. Önemli değil. Önemli olan, beni ısıramayacak olması, dolayısıyla bana herhangi bir "geri dur" mesajı veremeyecek olması. Dolayısıyla videonun sonunda da göreceğiniz gibi, artık Arya sopaya ve sargı bezli ele çıkmayı biliyor. Yarın çıplak ele çıkmasına çalışacağım.

Akşama doğru elden mama yedirme eğitimi verdim. Ancak yaptığım şey, size derslerde anlattığımdan farklıydı. Çünkü işin aslı elden değil, kaşıktan mama yemesini öğretmeye çalışıyorum.

Üçüncü Gün: Ele alıştırma alıştırmalarına devam

Bugün Arya'yla çıplak ele çıkma üzerine çalıştık. Sonuçta sopaya ve sargılı ele çıkmakla, çıplak ele çıkmak arasında fark var. Birincisi, siz daha savunmasızsınız, ikincisi, kuş ele çok yabancı olduğu için çekingen. Burada önemli olan, ısırılmaya olan korkunuzun önüne geçmek. Arya çok ısırgan bir kuş değil, ancak ben bu eğitim sırasında onun ufak ısırıklarına "ay, aman!" diye tepki verip abartılı hareketlerle, korarak elimi geri çekseydim, onu rahatlıkla "daha fazla ısırmaya" teşvik edebilirdim. Halbuki onun hafif ısırma girişimlerini ben nazikçe ve korkusuzca karşılıyorum, bir yandan da güzelce konuşuyorum. Böylece Arya "korkuya kapılmıyor" sadece ne olduğunu anlamaya çalışarak hafifçe tehdit ediyor. Hafif gaga uyarılarının bir işe yaramadığını gördüğü için "ısırmak" dışında çözümler arıyor. Sonuçta istediğimi yapıp koluma çıkıyor.

Her kuş Arya kadar nazik olmayabilir size karşı, ancak hepsinde mantık aynıdır. Örneğin Rika çok daha saldırgandı Arya'ya göre. Rika da aynı Arya gibi üçüncü gününde elime çıkıyordu ancak tüm bu ele alıştırma ve çıplak ele çıkarma eğitimleri sırasında en azından üç dört defa feci ısırıklar aldım. Ancak aynı şekilde, Arya'da olduğu gibi sakin olduğum için, bu ısırıklar kısa süreli oldu ve bir kaç defadan sonra ısırma davranışını tamamen bıraktı. Çünkü gördü ki, ısırmak, işe yaramıyor.

Dördüncü Gün: Elle tanıştırma ve Dokunma

Arya dördüncü gün itibariyle rahatlıkla ele çıkıyor ancak bu onun elime tam olarak alıştığı anlamına gelmiyor. Hala, elim ona yabancı. Ben, ona yabancıyım. Beni anlamıyor; gülmem, konuşmam, ellerimin hareketi bütün varlığımla ben :) Dolayısıyla, korkuyor ve hırlıyor. Hırlaması ilk güne göre çok çok azalmış vaziyette ancak anlamadığı her hareketimde hırlama davranışı yine ortaya çıkıyor. Bunu aşmanın yolu, kendimi ona tanıtmak. Kendimi ona tanıtmam içinse, onun gagasıyla temas kurmam çok önemli. Çünkü Papağanlar gagaları vasıtasıyla bir şeyi tanırlar.

Videoda izlediğiniz gibi, ilk hedefim gagası ve ayakları. Ancak fırsat bulabilirsem, karın tüylerine de hafif dokunuşlar yapabilirim. Bu ona "canını yakmıyorum ve dokunmam o kadar da kötü bir his değil" mesajını açıkça veriyor. Video da gördüğünüz gibi, ben dokundukça sakinleşiyor. Önceleri ayağına dokunmama karşı çıkıyor, ama sonraları, elimin varlığına ve hareketlerine alıştıkça karşı çıkmayı da bırakıyor. Sadece ne olur ne olmaz diye kontrol ediyor. Bir iki defa onu elime alıp geri yerine bırakıyorum, bu ona, elimin hem zararsız hemde üzerine çıktığında kuvvetli durabilen sağlam bir şey olduğunu anlatıyor. Elimi tanıyor. Isırmadığından emin olunca parmaklarımı gagasına doğru uzatıyorum ki, gagasıyla parmaklarımı hafifçe kemirsin, yoklasın. Bu, beni ve elimi tanıması için çok gerekli. Sonuçta, 7. dakikanın sonunda artık beni tanıyan bir papağanım var. Bu eğitimi daha sonra bir iki defa daha yapacağım ve öğrendiklerini pekiştireceğim.

Bu arada, Arya'yı yere yakın bir çekmece üzerine koymamın nedeni, tüylerinin durumu. Eğer düşerse, pat diye düşer ve bu hiç hoş sonuçlar doğurmaz. Başta ele alıştırma sırasında T sopada eğitim verdim, sonradan bir iki defa düşme tehlikesi yaşayınca aklıma geldi. Sonuçta sağlıklı bir kuş değil Arya, tüyleri olmadığı için çok dengesiz. Ancak siz kuşlarınıza bu verdiğim eğitimi T sopada da verebilirsiniz. Hatta kuşlarınız T sopayı tercih eder. Yere yakın olmak onlara çok tekinsiz gelebilir.

 

Nehir

© 2011-2017 Papağan Okulu, Her hakkı saklıdır.
yuva | dersler | turler | okulun haylazları| iletişim