baslik

baslik02

baslik01

 

 


3 SINIF

1. Ders - Numara Eğitimi 1

2. Ders - Papağanlara Cesaret Kazandırma

3. Ders - Konuşmayı Öğretmek

4. Ders - Recall Eğitimi

Recall 1. aşama: "Gel"meye ikna etmek

5. Ders - Diğer hayvanlarla ve çocuklarla geçinme

6. Ders - Yabancılarla Tanıştırma

7. Ders - Davranış Bozuklukları

Isırma
Eşyaları Parçalama
İnatlaşma
Sürekli Bağırma
Kötü Alışkanlıklar

8. Ders - DNA testi

4. SINIF

1. Ders - Numara Eğitimi 2

2. Ders - Matematik ve Genel Kültür Eğitimi

3. Ders - Recall Eğitimi 2

4. Ders - Freeflighting (özgür uçuş)

5. Ders - Papağanlar için Yemek Tarifleri

6. Ders - Üreme

7. Ders - Yavru Bakımı

tiyo TÜYO KÖŞESİ

>> Papağanların tek eşli olduğunu unutmayın. Aileden birini yada sizi özel insanı olarak seçerse, bu seçimine sonuna kadar sadık kalacaktır. Bu "özel insan" dışındaki tüm insanlar "müshama gösterdikleri" kategorisinde yer alacaktır. Diğer insanlara hiçbir zaman özel insana davrandığı kadar yakın davranmaz. Eğer onu size olduğu gibi herkese yakın olmaya zorlarsanız, papağanınızı agresifleştirirsiniz ve ısırma alışkanlığına neden olursunuz.

YUVADAN DIŞARI ÇIKARMA

kafes1

Bu konuda ayrı bir başlık açmamın temel nedeni, genelde papağanların bu konuda aileleriyle yaşadığı büyük sıkıntı. Haftalarca hatta aylarca kafesinden dışarı çıkamayan o kadar çok papağan var ki! Üstelik tüm bu sıkıntının temel nedeni, insanların kendisi! Bilgisizliğimizin ceremesini papağanlarımız çekmemeli. Bu konuda daha bilgili, öğrenmeye daha istekli, daha cesaretli, daha duyarlı olmamız gerekli ve teşvik isterseniz, tek yapmanız gereken: kendinizi papağanınızın yerine koymak. Papağanınızın kafesiyle orantılı olarak kendinizi bir kafesin içinde hayal edin ve orada haftalarca, aylarca, hatta Begüm'ün papağan evladı Mâşuk'un eski sahibinde yaşadığı gibi, yıllarca o kafesin içinde kaldığınızı düşünün. Ben çıldırırdım ve intikam hırsıyla yanıp tutuşur, önüme geleni ısırırdım! Papağanlarda bunu yapıyor zaten; ya iyice agresifleşiyorlar, yada içlerine kapanıyor, ot gibi günlerin geçmesini bekliyorlar. Her iki halde ağır bunalım göstergesidir ve böyle bir papağanın tüy yolması yada insanlara tamamen düşman olması kadar normal bir şey yoktur.

Hapis hayatı yaşamayan papağanlar daha mutlu, daha sakin, daha anlayışlı, daha sevecen, öğrenmeye daha istekli, yaşama sevinciyle dolu ve daha huzurlu olur! Papağanınızı kafeste ne kadar çok kilitli tutarsanız, çok daha uyumsuz, psikolojik sorunlara açık, davranış problemleri göstermeye meyilli, daha agresif, bezgin, ürkek, utangaç ve içine kapanık, karakter özelliklerini dışavurmamaya çalışan bir kuşunuz olur.

Peki ne yapacaksınız? Papağanlar ne zaman kafesten dışarı çıkarılır, nasıl çıkarılır, ne kadar dışarıda kalır, nasıl kafese geri sokulur? Şimdi bu soruları teker teker cevaplayalım.

Papağanlar ne zaman kafesten çıkarılır?

Papağanınız "hırlamayı kestiği" yada "hırlama hafif homurtulara dönüştüğü" günden itibaren kafesinden dışarı çıkabilir! Bana eğitim için gelen kuşlar, yada kendi papağanlarım en geç iki gün içinde hırlamayı kestikleri için, ben 2 ya da 3. günden itibaren onları kafesten çıkarmaya başlarım. Papağanları erkenden dışarı çıkarmanın bir çok faydası vardır:gaga

- Papağanınız eski geldiği kafes/hapis hayatıyla yeni evinde tattığı özgürlüğü kıyaslar ve yeni evinin çok daha çekici olduğunu görür. Bu da yeni ortama alışma/benimseme sürecini iki üç kat hızlandırır.
- Onu kafesinden dışarıya çıkaran kişi (siz) onun gözünde olumlu bir yer edinirsiniz. Bu da size olan tavırlarının yumuşamasına yardımcı olur.
- Dışarıya çıkmak, kanat çırpmak onun kendine güven kazanmasını sağlar, böylece size ve yeni ortamına olan korkuları azalır, daha cesaretli, karşısındaki yeni durumu kabul etmeye daha yürekli davranır.
- Dışarı çıkıp tekrar kafesine döndüğünde, onu çok daha rahatlamış görürsünüz; "evet, sanırım burada yaşayabilirim ya." türü bir histe olur çünkü.
- Ona sizinle birlikte yaşamanın, yeni geldiği ortamın artılarını göstermiş, ikna sürecini hızlandırmış olursunuz.
- Yaşadığı heyecan ve değişik deneyim, onun merakını kamçılar, ileride keşfedebileceği ve öğrenebileceği yeni şeyler olduğunun bilinciyle hayata daha çok bağlanır, bu da mutlu hissetmesini sağlar.

Ancak unutmamanız gereken şey, dışarı çıkarmadan önce papağanların doğru bir yöntemle "hırlamayı kesmiş olması" gerektiğidir. Neden hırlayan papağanı dışarı çıkaramayız? Vahşi bir papağanın hırlama nedeni genelde "korkudur". Korkan bir kuşu dışarıya salmanız, daha çok korkuya kapılmasına neden olur. Korkan kuş mantık yürütemez, sizin hareketlerinizi çok temel düzeyde yorumlar, sizi anlamaya çalışmaz, tüm davranış ve sözlerinizi saldırı olarak algılamaya meyilli olur. Bu durumda onu serbest bırakmanın hiçbir getirisi yoktur. Bu nedenle hırlamayı kuşunuz kafesindeyken kesmelisiniz. Hırlamanın derecelerinden bahsetmiştim. Bahsettiğim hırlama "korku hırlamasıdır". Eğer kuşunuz korku hırlamasından vazgeçip, "ihtar hırlaması" yapmaya başladıysa, onu yine dışarı bırakabilirsiniz. Çünkü ihtar hırlaması kuşunuzun temkinli ve güvensiz olduğunu ancak size "dikkat ettiğini" gösterir. Size dikkat eden kuş, davranışlarınızı çözümleyebilecek, iletişim kurulabilecek kuştur. Dışarı bırakmak için istediğimiz şart da budur.

Papağanınızı nasıl dışarı çıkaracaksınız?

Burada dikkat edilmesi gereken bir kaç şey var. Birincisi, sizinle ilgili. Papağanınızı dışarı çıkarmaya hazır mısınız? Bir papağanı ilk defa salmadan önce bazı yapmanız gerekenler ve kendinizi hazırlamanız gereken şeyler vardır. Öncelikle papağanınızı ilk defa bırakacağınız oda küçük olmalı. Oda seçildikten sonra, hazır edilmelidir. Aynalar, biblolar ortadan kalkmalı, sivri, keskin her tür eşya odadan çıkarılmalı, pencereler ve perdeler kapalı olmalı (güneşlik örtülü olmalı, lamba açmalısınız), sehpa gibi her tür gereksiz eşya ortalıktan kalkmalı, eşyaların sivri köşeleri kalın örtülerle kapatılmalı, oyuklar, delikler tıkanmalı. Papağanlar korkarlarsa bazen kuytu köşelere, oyuklara girip gizlenebilir. Oyukları bu nedenle kapatıyoruz. Her tür kaza, sıkıntı yaratabilecek şeyleri önceden düşünmeniz ve önlem almanız gerekli. Bu önlemler önümüzdeki ilk bir hafta yapmanız gereken şeyler. Bu önlemleri ilk seferler dikkatli bir şekilde uygulamanız önemlidir. Papağanınız ilk zamanlar çok daha ürkek ve sarsak olacaktır. Rahatlıkla çarpabilir, düşebilir, olmadık yerlere girebilir, çevreyi ve odayı tam tanımadığı için kolayca panik olabilir. Bir hafta içinde papağanınız hem size hem de dışarı çıktığı ortama alışmış olacaktır. Önlemleri yavaş yavaş azaltabilirsiniz bu aşamadan sonra. Sonrasında hiç gerek kalmayacak zaten. Papağanınızı salacağınız odada bir T sopasının olması da yararınızadır. Biliyorsunuz eğitim için gerekli birinci eşya T sopasıdır.

Dikkat etmeniz gereken ikinci meseleyse, sizin güvenliğiniz ve hisleriniz. Isırılmaktan mı korkuyorsunuz? O halde önceden silahlarınızı kuşanın! Elinize, kolunuza kalın bir bez sarın. Ancak bu bezi önceden papağanınıza göstermeli, kafesin içinden gagasına doğru uzatmalı, onun karşısında bezi dişlemeli, bezi mıncıklamalısınız. Böylece bezin zararsız olduğunu ona anlatmış olursunuz. Ardından, bezi ve elinizi göstere göstere, onun gözü önünde bezi elinize, kolunuza sarmalısınız. Sarma işleminden sonra bir kere daha ona bezli elinizi göstermelisiniz. O bezin içinde sizin eliniz olduğunu anlamalı. Hep şu söylenir: kuşlar eldivenden korkar. Tabii ki korkar çünkü ne olduğunu bilmiyorlar! Eğer ona eldivenin, bezin ne olduğunu gösterirseniz, eldivenle, bezle tanışmasını sağlarsanız, kuşunuzun korkusunu yenersiniz. Efendim geçmiş hayatında insanlar onu eldivenle yakalamış, onun için eldivenden korkuyormuş vs. bunlar sadece hikayedir. Karşınızda bir aptal yok. Orada kendisini yakalayanın eldiven olmadığını biliyor o hayvan. Kendini yakalayanın bir insan olduğunun farkında. Eğer o insanın fiziksel görüntüsünü andırıyorsanız, işte o zaman geçmiş hayatından getirdiği sorunları düşünmeye başlayabilirsiniz. Mesela Rika'nın beyaz saçlı erkeklere karşı özel bir nefreti var, neyseki beyaz saçlı bir erkek değilim :) Ancak bunca kuş geçti hayatımdan, eldiven/bez türü şeylerle doğru düzgün tanıştırdığım sürece bir tanesinde eldiven/bez korkusu durumuyla karşılaşmadım. Ancak yine de, eldiven yerine kalın bez kullanmanızı tavsiye ediyorum. Eldiven bilhassa büyük papağan gagaları için oldukça yetersizdir. Ancak çok büyük ve kalın bir eldiven olması gerekir, ki bu tip eldivenler de iri görüntülerinden dolayı kuşların çok zor alıştığı nesnelerdir. Eczanelerde eklem yerlerine sarılan lastikli sargılar gayet işinizi görecektir. Alıştırması da kolaydır. Yine de unutmayın, bu önlem eğer papağanınız büyükse, ancak bir dereceye kadar sizi koruyabilir. Hissettiğiniz acıyı azaltmaya ve daha cesur davranabilmeniz için size yardımcı olmaya yarar. Sizi tamamen koruyamaz. Daha önce bahsetmiştik, papağanların gagası "çok kuvvetlidir". Tabii doğru ve dikkatli davranarak papağanınızın hiç ısırmamasını da sağlayabilirsiniz. Ele alıştırma dersinde bunu da göreceğiz.

Eğer papağanınız ufaksa, eldiven/beze hiç gerek yok. Isırılma korkusunu o kadar da abartmayın canım :) Bez kullanma durumu sadece sizin için, bunu unutmayın. Çünkü kuşunuzu serbest bıraktığınızda içinizde hiç "korku olmamalı". Ne kadar cesur olursanız, papağanınız da o kadar cesur olur. Eğer siz ürkek olursanız, o da daha ürkek ve saldırgan olacaktır. Hislerinizden etkilendiklerini unutmayın. Papağanınız dışarı çıktığında üstünüze saldıracağını zannedip tırsmayın :) Vahşi papağanlar bilmedikleri kişiye yaklaşmaz. Bu yüzden odanın içinde "papağanlı odada dehşet" türü bir film oynayacağınızı zannetmeyin :) Sonra komik bir görüntü çıkar ortaya; küçücük odada sizden korkan, kaçan bir papağan, ve papağandan korkan, kaçan bir insan, üstelik ikisi de bağırıyor. :D Madem papağan beslemeye niyetlendiniz, cesur olun.

Pekala, herşey hazır. Oda hazır, siz hazırsınız. Papağanınızın kafesini odaya koyun ve ona beş on dakika fırsat verin. Biraz odaya alışsın, bakınsın etrafına, eşyaları tanısın. Kendinize bir yer bulun, yatağın üstü, bir sandalye vs. Papağanınızla aranızda belli bir mesafe olsun. Böylece onu etrafı incelemesi için rahat bırakmış olursunuz. Unutmadan, eğer şu lüzumsuz eğitim kafeslerinden aldıysanız, kafesi yerden biraz yükseğe koymayı unutmayın.

kafes2Papağanınız rahatlamış görünüyorsa, artık kafesin kapağını açma vakti gelmiştir. Üstten açılıyorsa, üst kapağını, önden açılıyorsa ön kapağını yavaşça açın, elinizle yavaşça kafesin açık kapısına pat pat vurun (kırar gibi değil, hafifçe, göstermek amaçlı vurun), açık kapağa bakarak "hadi dışarı çık." diye olayı tanımlayan bir şey söyleyin ve geri çekilin, daha önce belirlediğiniz yere gidip oturun. İlk çıkışta dışarı çıkma iradesi papağanın elinde olmalı. Şimdi doğrudan onun gözlerine bakmadan, bekleyeceğiz (gagasına, kanadına falan bakın). Psikolojik olarak sağlıklı bir vahşi papağan, ne anlatmaya çalıştığınızı anında anlar ve hemen büyük bir merakla dışarı uzatır başını. Eğer psikolojisi bozuksa ve "dışarı çıkma fobisi varsa" söylediğiniz şeyi anlamış olsa da dışarı çıkmayı reddecektir. Bu durumda 2. sınıf derslerinden Papağan rahatsızlıkları başlığı altında yer alacak fobi makalesini beklemelisiniz. Yapacaklarınızı orada anlatacağım. Ancak şimdilik temel bir bilgi vereyim. Papağanınız dışarıya çıkmıyor ve dışarıya ilgi duymuyorsa, şimdiye kadar yaptıklarınızı papağanınız dışarı çıkana kadar hergün tekrarlayacaksınız.

Şimdi sağlıklı vahşi papağana geri dönelim. Siz çekilir çekilmez, haylaz ve son derece meraklı bir halde başını dışarı uzatacak, yada doğrudan kendini dışarıya atacaktır. Eğer kuşunuz dışarı çıktığında kafesin üzerine konmadıysa, kalkın ve kafesi odadan dışarı çıkarın. Kafes dışarı çıktıktan sonra onu on beş dakika kadar rahat bırakın, zaten önlemlerinizi aldınız, ister gitsin bir yere çarpsın, çakılsın, ister bir oraya bir buraya uçsun, isterse de alakasız bir yere konup orada kalakalsın. Tabii bu süre içinde onunla güzelce konuşmayı ve gülümsemeyi unutmayın. Mimiklerinizin önemini asla unutmayın.

Eğer kuşunuz kafesin üzerine çıktıysa, on beş dakika geçtikten sonra yavaşça kalkın ve ona yaklaşın. Yüzde doksan uçacaktır. Eğer kanatları ayarlıysa, ne yazık ki kanat ayarlı kuşlarda görülen kendini savunma, hırlama durumuna geçecektir. Uçtuysa o kendine yeni bir yer bulana kadar bekleyin. Eğer kendini savunmaya giriştiyse ağır ağır sargılı kolunuzu ona doğru uzatın. İstediğimiz şey kafesten uzaklaşması. Çünkü "kafesin bulunduğu bir odada eğitim verilemez!" Kafesten uzaklaştırmayı başarınca, hemen kafesi odadan dışarı çıkarın. Ve ona sakinleşmesi için beş-on dakika daha verin. Bunun ardından ele alıştırma eğitimine giriş yapacağız. Ama bu konu bir sonraki makalede işlenecek. Bu makalede esas konumuz dışarı çıkarma.

Bir papağan ne kadar süre dışarıda kalmalıdır?

İnsana alışkın bir papağan yatmadan yatmaya kafese girse de olur. Rika bütün gününü dışarıda geçirir mesela. Arada, kendisi isterse kafesine girer, bir de gece yatma vakti geldiğinde. Ancak vahşi zamanlarında Rika bu kadar çok dışarıya çıkamazdı. Vahşi bir papağan ele gelmeye başlayana kadar "sadece eğitim zamanlarında", günde en fazla "2 saat" dışarıda kalmalıdır. Bunun nedeni, kuşumuza "eğitim zamanlarının özel ve güzel bir vakit" olduğunu anlatmaktır. Böylece, eğitim zamanlarını, sadece o vakitte dışarı çıktığı için iple çekecek, eğitim onun için eğlenceli ve heyecanlı bir deneyim olacaktır. Bu nedenle unutmamak gerekir ki, İLK ZAMANLARDA EĞİTİM VAKİTLERİ GÜNÜN HEP AYNI SAATİNDE OLMALIDIR. Böylece papağanınızın biyolojik saatini bu vakitlere ayarlarsınız.

Papağanınız ele gelmeye başladıktan sonra dışarı çıkma zamanları ikiye katlanır. Bu aynı zamanda ele gelmeye başladığı için bir ödül yerine de geçer. Örneğin ilk zamanlarda sadece sabahları iki saat çıkıyorsa, artık akşamları da iki saat çıkabilmeye başlar. Ve bu ikinci dışarı saatinde eğitim verilmez. Eğitim sadece günde bir defa verilir.

Kuşunuz size tamamen alıştıktan sonra daha önce dediğim gibi onu yatmadan yatmaya kafese kapatsanız da farketmez.

Papağanınızı kafesine nasıl geri koyacaksınız?

Evet, sanırım bu bir çok yeni papağan ebeveyninin korkulu rüyası. Aslında olay dikkatli ve doğru davranışlar yapmaktan ibaret. Ancak önce sıklıkla yapılan yanlışlar üzerinden ne yapılmaması gerektiğini listeleyeyim.

- Kuşun üzerine bir örtü kapatıp yakalayarak kafese koymak. Bu çok büyük bir yanlıştır. Daha baştan papağanınızın güvenini sarsarsınız ve "dışarı çıkma/kafese girme" konusunda fobi edinmesinin yolunu açarsınız. Doğru bir şekilde eğitilmiş papağan, insan elinden korkmaz, elinizi sırtına uzattığınızda kaçmaz, rahatça kendisini tutmanıza izin verir. Eğer papağanınız eliniz arkadan kendisine yaklaştığında kaçıyorsa, bu bir güvensizliktir. Ve genelde nedeni bir kuşun kendi rızası dışında yakalanmasıdır.

- Odanın ışığını kapatıp, kuşu karanlıkta bırakarak yakalayıp kafese koymak. Bu da güvensizliğe neden olur. Ayrıca onda karanlık korkusunun gelişmesine neden olursunuz. Papağanınıza herşeyi ikna yoluyla anlatmalısınız. Zorlamalardan kaçınmak en baş ilkeniz olmalı!

- Papağanı iyice uçurup yormak ve sonra yakalayıp kafese koymak. Hayıır! Bu davranış papağanınızın gözünde hiç istemeyeceğiniz bir yer edinmenize neden olur: AVCI! Papağanınız bundan böyle her ne yaparsanız yapın sizi bir avcı olarak görecektir. Kendisiyle iletişim kurmaya çalışan, tekinsiz bir avcı! Papağanlar sebebi her ne olursa olsun kovalanarak yakalanmaz! Bunu sakın unutmayın.

- Kafese girmesi için papağana "gir içeri!" diye bağırıp çağırmak. Gerçekten.. Bu gerçekten çok saçma. Hele ki papağanınız henüz vahşi ise. Bağırıp çağırmalar sadece papağanınızı korkutur. Üstelik kulakları çok hassas olduğu için sizin yüksek sesiniz dolayısıyla güvensizliğine güvensizlik katmış olursunuz.

Şimdi gelelim, ne yapmanız gerektiğine.

rika kafesÖncelikle dışarı çıkardığımız kafesi odaya geri getirelim. Kafes odaya girdiğinde ve siz kafesten üç beş adım geri çekildiğinizde papağanınız iki şey yapabilir. Birincisi zerre umursamaz, ikincisi, günün yorgunluğu, eğitim heyecanı nedeniyle kafesine sığınmak ister ve gidip kendiliğinden kafese girer. İkincisi olduysa ne ala. Ancak birinci durum söz konusuysa yapmanız gerekenler var. Ha şunu not edelim, eğer kafesiniz eğitim kafesiyse ve üstteki kapak açık bırakılmış vaziyetteyse onu kapatın. (bu yüzden diyorum, eğitim kafesleri gereksizdir diye) Papağanınızı önde duran geniş kapaktan içeri sokacaksınız. Küçük papağanlar içinde aynı şey geçerli.

İlk dışarı çıkarma, ilk eğitimin gerçekleştiği gündür. Yani kuşunuz bu ilk gün sopaya çıkmayı öğrenmiştir artık. Eğer sopaya çıkıyorsa, yapmanız gereken tek şey şudur: Bir elinizde sopada duran kuş varken, diğer elinizle kafesin açık kapağını göstermek ve bakışlarınızla bir ona bir de kafesin açık kapısına bakmak."Hadi bakalım, içeri gir" diyerek, sopayı kapağa doğru yaklaştırdığınızda papağanınız içeriyi dışarıdan daha güvenli göreceği için zorluk çıkarmadan girecektir. Bu normal ve sorunsuz durum. Şimdi anormal ve sorunlu durumlara bakalım:

Kuşunuzu bu ilk eğitimin sonunda sopaya yeterince alıştıramadınız yada kuşunuz inatla kafesten içeri girmeyi reddiyor. O halde onu "kafesin muhteşem bir şey olduğuna ikna etmelisiniz." Onun gözü önünde mama kabını çıkarın, ağzına kadar en sevdiği mamayla doldurun, kafesinin içindeki oyuncakları elleyin ve çok eğleniyor görünün (onlara ait eşyalara yabancı eli değmesinden nefret ederler ve kıskanırlar). Eğer sopaya gelirse, yine koymayı deneyin, büyük ihtimalle girecektir, çünkü mama ve oyuncaklar yeterince cezbedici etki gösterir. Eğer hala sopaya gelmiyor ve kafese de girmek istemiyorsa, papağan gibi düşünmemizin vakti gelmiş demektir. Kendinizi onun yerine koyun. Kafes mi daha çekici yoksa dışarısı mı? Kafese girmediğine göre, kafesin dışı papağanınıza daha güvenli ve daha çekici gelmekte. O halde durumu tersine çevireceğiz. Kafesi, odanın güvenli, sakin ve aydınlık bir yerine koyun ve kafese yaklaşmadan etrafta takılmaya başlayın. Kuşunuzun yakınalrında takılın, bazı eşyalarla uğraşın. Bu şekilde papağanınızda şu fikrin uyanmasını sağlamaya çalışıyorsunuz: "bu insan birşeylerle uğraşıyor ve ne yaptığını anlayamıyorum, sanırım burası artık o kadar da güvenli değil." Evet, net ve basit bir papağan düşünme şekli. Bu duruma karşılık papağanınız durumdan kurtulmanın yolunu arayacaktır, uçup "tanıdığı bir yer olan" kafesinin üzerine konmayı tercih edecektir (eğer başka yere konarsa, bu defa da oralarda takılmaya başlayın, taki kafesin üzerine konana kadar). Kuşunuz kafesin üzerine konduğunda gülerek ona aferin deyin ve çok mutlu görünün (mimiklerin önemini tekrar hatırlatmayayım). Böylece papağanınızda şöyle bir düşünme şekli oluşturduk: "hmm, diğer yerlere konduğumda bu insan yakınalrıma geliyor ve bir takım anlayamadığım şeyler yapıyor, ama kafesin üstüne konduğumda yaklaşmıyor ve mutlu oluyor. Mutlu olunca da komik şeyler yapıyor, ve bu durum çok ilginç" Evet, ona kafesin güvenli bir şey olduğunu öğretmiş olduk. Eh, kafesin kapağı ardına kadar açık, kafes içine önceden bir çok oyuncak ve mama koymuştunuz. Çok geçmeden içeri gireceğinden emin olabilirsiniz. Hiç olmadı acıkınca girecektir. İçeri girdiğinde el çırpın ve aferin deyin. Ve kafesin kapağını "yavaşça" kapatın. Kafes bir papağan için cezbedici ve rahat olmalıdır ki, daha sonraları içeri sokmakta zorluk yaşamayın.

rikakafesteEğer papağanınıza kafesin "ona ait olduğu", kafesin eğlenceli olduğunu, kafesin bir çok mama barındırdığını ve kafesin güvende olmak anlamına geldiğini anlatabilirseniz, hayat boyu papağanınızı kafese sokmakta zorlanmazsınız. Ele alıştıktan sonra kafese girmekte zorluk çıkaran papağanlar da genelde "dışarının daha eğlenceli" olduğunu düşündüğü için size zorluk yaşatıyordur. Kafesin eğlenceli olduğunu, kafese girdiğinde de onunla ilgilenmeye devam edeceğinizi bilmeli. Ayrıca sadece kafesindeyken yiyebileceği, sevdiği bir mama da ayarlayabilirsiniz. Böylece papağanınızın kafese girmek için bir nedeni olur.

Ele alıştıktan sonra, eğer ona kafesini sevdirmeyi başardıysanız, kafesin kapağı bütün gün açık olduğunda bile, kuşunuz kendiliğinden kafesin içinde takılacaktır zaman zaman. Rika'nın kafesinin kapağı bütün gün açık olur demiştim. Ancak Rika bazen kafesinin içinde oturmayı tercih ediyor. Onu içeri koymam gerekiyorsa, kafesini sevdiği için hiç zorluk yaşamıyorum. Hatta onu elimle alıp koymama bile gerek kalmıyor. Mama kabına yeni bir yiyecek koyuyorum ve "Rika, yuvana mama koydum, hadi kızım içeri gir" diye sesleniyorum ve her neredeyse hemen uçup geliyor, giriyor kafesine. Sonra kafesin kapağını kapatsam da, buna içerlemiyor çünkü kafesine "kendi isteğiyle girdi ve kafes yeterince ilginç"

Elbette kuşunuzu kafese sokma hususunda başka meseleler de var. Sürü liderliğini sürdürmek gibi. Ancak bu konu sürü liderliği diye bir ders olacak, o zaman anlatılacak. Kısaca şöyle bir değinmek gerekirse, bazen, kuşunuzun kafesine girmesi, çıkması sizin kontrolünüzde olmalıdır, ki liderin siz olduğunu ona anlatabilin. BAzenden kasıt, örneğin gece yatma vakti geldiğinde. Rika yukarıda anlattığım gibi kolayca kafesine kendisi giriyor. Ancak gece yatma vakti geldiğinde onu "her zaman ben alırım, elimle kafesine koyarım" ve sabahleyin dışarı çıakrken "her zaman ben elimi uzatır, öyle dışarı çıkmasını sağlarım". Bu benim, kararları veren kişi olduğumu, sürü lideri olduğumu anlatır. Dediğim gibi, bu ders ileride daha ayrıntılı ele alınacak.

Nehir

© 2011-2017 Papağan Okulu, Her hakkı saklıdır.
yuva | dersler | turler | okulun haylazları| iletişim