baslik

baslik02

baslik01

 

 


3 SINIF

1. Ders - Numara Eğitimi 1

2. Ders - Papağanlara Cesaret Kazandırma

3. Ders - Konuşmayı Öğretmek

4. Ders - Recall Eğitimi

Recall 1. aşama: "Gel"meye ikna etmek

5. Ders - Diğer hayvanlarla ve çocuklarla geçinme

6. Ders - Yabancılarla Tanıştırma

7. Ders - Davranış Bozuklukları

Isırma
Eşyaları Parçalama
İnatlaşma
Sürekli Bağırma
Kötü Alışkanlıklar

8. Ders - DNA testi

4. SINIF

1. Ders - Numara Eğitimi 2

2. Ders - Matematik ve Genel Kültür Eğitimi

3. Ders - Recall Eğitimi 2

4. Ders - Freeflighting (özgür uçuş)

5. Ders - Papağanlar için Yemek Tarifleri

6. Ders - Üreme

7. Ders - Yavru Bakımı

tiyo TÜYO KÖŞESİ

>> İlk eğitimin ardından kuşunuzun size olan ilgisi sonraki bir kaç gün 5 kat artar. Bu geçici ilgiyi iyi değerlendirin ve onunla bol bol konuşun, kafesinde yeni düzenlemeler yapın, hırlamayı tam kesmediyse hırlama eğitimine devam edin. İlgisi tamamen sizde olduğu için kuşunuz çok daha hızlı öğrenecek, yeniliklere çok daha açık olacaktır. Bu zamanlar kendinizi ona tanıtmak için iyi bir fırsattır.

SÜRÜ LİDERLİĞİ

leaderPapağanlarla ilgili bilmeniz gereken en önemli konulardan biridir bu. Sürü liderliği papağanların hayatında o kadar önemli bir yere sahiptir ki, ihlaller çok rahat psikolojik sorunlara ve davranış bozukluklarına neden olabilir. Hemde buna, papağanların doğasını tam bilmedikleri için insanların kendisi neden olur. Isırma davranışları, kaprisler, kafese girmeyi reddetme, herhangi bir isteğinizi reddetme, hırlama davranışını aşamama, evdeki eşyalara karşı yıkıcılık, diğer insanlara karşı saldırganlık, yemek seçme, evdeki diğer hayvanlara saldırma, çocuklara saldırma vs. tüm bu sorunların temel nedenlerinden biridir sürü liderliğindeki sorunlar.

Doğal hayatlarında papağan sürülerinin bir lideri olur. Bu lider, sürü için hayati meselelerde söz sahibidir. Genelde hayatın sillesini yemiş, tecrübeli ve kendine güvenen bir papağandır. Bu papağan hangi yiyeceklerin güvenli olduğunu, hangi hayvanın sürü için tehlike arzettiğini, nerelerde takınılacağını, suyun nerelerde olduğunu, neyin dehşet verici bir korkunçluk olduğunu vs. bilir. İşte bu nedenle papağanlarımızın çoğu yemek seçmektedir. Papağanlar bilmedikleri yiyeceğe, sürü liderinin "bak bu güvenli bir mama" demediği besine gagasını sürmez. İç güdüseldir bu. Sürü liderinin mevcut olmadığı hapis ortamlarında yetişen papağan "herşeye" karşı temkinlidir. Bildiği bir yiyecek vardır, sürekli onu yer. Riske girmez; ona neyin güvenli olduğunu gösterecek gün görmüş bir lideri yoktur. Bir papağan bilmiyorsa, bilmiyorum der yani, bilmişlik taslamaz :) Tecrübelerinin nerede başlayıp nerede bittiğinin bilincindedir. Daha önce deneyimlemediyse, kafes değişikliklerini hoş karşılamaz, verilen yeni yiyecekleri ağzına sürmez, oyuncaklara korkuyla yaklaşır, bilmediği ortamlara girmez, bilmediği insanlardan uzak durur. Yol göstericisi yoksa, kendi kısıtlı bilgisini kendine rehber edinir ve bunun dışına çıkmaz!

Onu tutturduğu sıkıcı ve dar rotadan çıkarmamızın tek yolu, papağanımıza, kendimizi "sürü lideri" olarak tanıtmaktır. Ancak o zaman bizi dinlemeye başlayacak, bir şeyler öğrenmek için bize dayanacaktır. Papağan ev ortamına girip burada yaşamaya başladığında, doğası gereği sizi sürüsünün bir parçası olarak görme eğiliminde olur. Elbette bu sizi hemen lider göreceği anlamına gelmez. Bir sürüde liderlik hak edenindir. Eğer liderliğinizi ortaya koyamazsanız, papağanınız bu işi kendi üzerine alma zorunluluğu hisseder. Ve insan ortamında bir papağanın sürü lideri olması, o papağan için "çok ağır bir yüktür" Çünkü bu ortamı en iyi siz bilmektesinizdir; o ise neyi bilmediğini, kendisine ne kadar çok yabancı şey olduğunu görmektedir ve karar verici merciii olarak strese girer.

Bir sürü lideri insan fazla yumuşak, fazla boyun eğici olursa, papağan şöyle düşünür: "hmm, sanırım sürü liderliğini bana bırakmak istiyor, benim kendisinden daha tecrübeli olduğumu düşünüyor, o halde tamam, sürünün lideri bundan böyle benim!" Bu düşünce, doğal hayattaki papağanlar için normaldir. Ancak ev hayatında neyin kötü neyin iyi olduğunu biz daha iyi biliyoruz. Bu nedenle sürü liderliğini ona bırakmanız tehlikelidir.

Sürü lideri olarak kabul gördükten sonra bile, arada liderliğiizi belli etmeniz gerekir çünkü zaman zaman papağanınız liderlik işini hala hak edip hak etmediğinizi görmek amacıyla sizi dener. Durup dururken küçük bir ısırık atar mesela. Bu ısırığa verdiğiniz tepkiyi inceler; bağırdınız mı, korktunuz mu, elinizi hızla geri çekip onun istediği davranışı mı yaptınız? Bunları yaptıysanız, papağanınız liderliğinizin zayıfladığını, artık liderliği kendi eline alabileceğini düşünerek daha ileri gitmesi gerektiği fikrine kapılır. Ancak bu deneme ısırığına sakin ve kontrollü bir tepkiyle karşılık verdiyseniz (hayır, beni ısırmamalısın. gibi), konumunuzun değişmediğini anlayarak geri çekilir. Bu denemeler sadece ısırma ile sınırlı değildir. Normalde yasak olduğunu bildiği bir davranışın tekrarlanması, inatçılık yapma (inatla bir yere konma, inatla bağırma vs.), kafesindeki kapları yere atma vs. gibi şeyler de yapması mümkündür. Kızgın davranışlarınız güvenilir bir lider olmadığınız fikrine kapılmasına neden olur. Bu denemeler yanlış anlaşılmasın, papağanınız "sürü liderinin kontrolünün zayıflayıp zayıflamadığını" denemeye ÇALIŞMIYOR. Denediği şey, "sizin hala güvenilir olup olmadığınızı" görmek. Çünkü bir sürü liderinin en önemli özelliği, papağan ve sürüsü için güvenilir, rahatlıkla sırt dayanılabilir biri olmaktır.

Burada şunu ekleyeyim; sürü lideri, insanlar arasındaki ast üst ilişkisi türünden bir yere sahip değildir. Sürü lideri mutlak hakim değildir, dediği dedik değildir, her şey bir yana yönetici değildir. Yani kendinizi papağanınızın "patronu" olarak görüyorsanız, papağanınız haddinizi çok güzel bildirebilir. Bu lafa rastlıyorum arada, "ona kimin patron olduğunu gösterin" Kuşunuzla ilişkiniz şirket ahlağındaki ikircikli patron-çalışan ilişkisi nevinden bir şey değildir. Silin bu düşünceyi aklınızdan. Sürü lideri, bir sürünün ihtiyaçlarını karşılamakla sorumlu olandır; işini bilen bir hizmetkârdır. Düşman kimdir bilir, hangi yiyecek zehirli bilir. Gerekirse kendisini feda edebilir. Eğer sürüye yeterince hizmet edemiyorsa, sürünün güvenliği için bu işi, işini daha iyi bilen bir papağan üstlenir. Sürü lideri papağanların davranışlarına, kendilerine özgü istek ve tercihlerine müdahale edemez. Bir papağan diğer papağanlarla anlaşamıyorsa, anlaşabildiği papağanların arasına katılır, kendisini o sürüye adapte etmez. Daha önce demiştik, her papağanın kendine göre bir karakteri vardır. Bu karakteri ne sürü lideri değiştirebilir ne de başka bir şey. Sürü lideri olarak öncelikle kabullenmeniz gereken şey; papağanınızı olduğu gibi kabul etmektir. Sürü lideri olmak için onun güvenine nail olmanız gerekir. "Sana zarar vermem, aksine seni korumak için buradayım" mesajını vermeniz gerekir.

Peki sürü lideri olduğunuzu ona nasıl anlatacaksınız? Bunun için "liderim bean!" diye naralar atmanıza yada kasıla kasıla yürümenize hiç gerek yok. Basit ve ufak mesajlar yeterlidir:

- Sabah uyanma ve gece yatma saatlerini kendi kontrolünüze alarak:

Geceleri örtü örtmek bu işi kolaylaştırır. Papağanınızın uyuma/uyanma saatleri kontrolünüzde olursa, her sabah ona günaydın dediğinizde güne başlandığını, iyi geceler dendiğinde uyunacağını ona öğretirseniz, papağanınızda şöyle bir düşünce oluşturursunuz: "Günün ne zaman başlayıp ne zaman bittiğini bu insan biliyor. Sanırım yeterince bilgili"

- Kafesinden ilk çıkışlar ve kafesine son girişler sizin elinizle yapılmalı.

Sabah kuşunuzu günaydın diyerek uyandırdınız; kafesinin kapağını açtınız. Kafesinden kendiliğinden çıkmasını beklemeyin, elinizi uzatın, gelsin, onu kafesinden siz çıkarın. Aynı şekilde gece yatırmadan önce "iyi geceler vakti" deyip, kuşunuzu elinize alın ve onu kafesine kendi elinizle koyun. Bu da ne kadar kontrollü, güvenilir ve süper bir lider olduğunuzu kuşunuza anlatır. :)

rikalapa- Elden lapa mama yedirmek:

Ona küçüklüğünü hatırlatırsınız. Sizi gerçek ana babası olarak gördüğü taktirde, otomatik olarak sürü lideri konumuna yükselirsiniz.

- Numara öğretmek:

Papağanınıza vereceğiniz her eğitim, her öğretme girişiminiz sizi "bilirkişi" havasına sokacaktır. Öğretmenilerini dünyanın en alim insanı zanneden küçük çocukları düşünün. Papağanınız da aynı o şekilde sizi görecek. Elbette eğitim seansları yeterince zevkli, öğretici ve anlaşılırsa.

- Banyo yaptırmak:

Banyo da sürü liderliği mesajı vermek için iyi bir fırsattır. Güneşin çıktığını gördüğünüzde, "banyo vakti" diye haber vermeniz, sonrada onu fısfıslamanız, bıcı bıcı yapmaya en uygun vakti sizin bildiğiniz düşüncesini oluşturur. Aynı zamanda birlikte banyoya girmek de, sizin beklirlediğiniz zamanda gerçekleşen bir sürü aktivitesi olarak önemlidir.

- Kafes temizliği ve oyun bahçesi dizaynı:

Kuşunuzun kafesi temizlenirken yada oyun bahçesindeki oyuncakları değiştirilirken sizi izlemesi de liderlik mesajı verir. Kuş, sahiplendiği alanına müdahale etme yetkisi olan, eşyalarına rahatça, kendine güvenerek dokunan sizi gördüğünde, "hmmm" diye düşünmeye başlar.

- Arada kuşunuza yukarıdan bakmak.

Kuşunuz yere mi kondu? Sizde ayakta duruyorsunuz. Fırsatı değerlendirin ve ona kıpırdamadan üç beş saniye bakın ve güzelce konuşun. Ona "size güvenebileceği" mesajı vermiş olursunuz.

- Örnek model göstermek:

Konu mankeni oalrak birini seçin, çocuğunuz, eşiniz, arkadaşınız falan. Ona kuşunuza komut verirken kullandığınız ses tonunun aynıyla "kotuğa otur", "gel" "git", "getir" türü komutlar verin. Konu mankeniniz gıcıklık yapmasın ve dediğinizi hemen yapsın. (Tabii bunları kuşunuzun önünde yapın, yoksa anlamı kalmaz:)) Bunu yapınca hemen ardından kuşunuzdan da bir istekte bulunun. "Çık" gibi. Papağanınız, "hmm, sürüdeki diğerleri de onun sözünü dinliyor, sanırım benden de aynı şeyi bekliyor" türü bir mantık yürütür. İki şey yapabilir, ya hemen laf dinler, yada, "gerçekten lider mi ki?" düşüncesiyle, itiraz ederek sizi dener. Bu durumda kararlı olmalı ve sakince isteğinizi yinelemelisiniz.

- İkramda bulunmak:

Doğru bir davranışını yada hoşa giden bir hareketini gördüğünüzde hemen ona sevdiği bir şey ikram edin. Ayrıca karşısına geçip birşeyler yiyin ve ona da uzatın. Bu şekilde paylaşımcı, iyi niyetli, güvenilir bir lider imajı çizersiniz.

- Papağanı omuza ancak bazen çıkarmak:

Papağanları omuzunuza çok sık çıkarırsanız, liderliğiniz sarsılır. Neden mi? Çünkü bir papağan omzunuzdayken size çok rahat zarar verebilir. En savumasız yeriniz, yüzünüz, onun insafına bırakılmıştır. Nasıl siz ona tepeden bakarak liderlik mesajı veriyorsanız, omzunuza çıkararak da ona liderlik mesajı verme fırsatı sunmuş oluyorsunuz. Elbette omuza çıkarma bazı durumlarda kabul edilebilir. Mesela Rika benim omzuma, ancak ben izin verirsem çıkar yada birşeyden korktuysa, sığınmak için. Bu iki durum dışında, benim iznim olmadan kendiliğinden omzuma tırmanıp orada oturamaz. Ne zaman benim omzuma çıkacağı, ne zaman oradan ineceği benim kontrolümdedir. Böylece, liderlik konumum sarsılmamakta.

Evde birden fazla papağan varsa

lider1İsterse evinizde on tane papağan olsun, sürü lideri sizsiniz. Aradaki asayişten de siz sorumlusunuz. Kuşların önem verdikleri oyuncakları korumak, birbirlerinin alanlarını işgal etmemeleri için dikkat etmek sizin sorumluluğunuzda. Onlara "birbirinize zarar veremezsiniz, liderlik mücadelesine giremezsiniz, lider benim" durumunu hissettirmeniz gerekir. Ancak papağanlar arasında, lider dışında baskın olanlar olabilir. Bu baskın papağanlara bazı şeylerde öncelik vermeniz tüm papağanların psikolojisi için gereklidir. Onların arasındaki doğal mücadeleye karışamazsınız. Yani A papağanı, B papağanına baskınsa, ve siz A papağanına gereken önceliği vermezseniz, hem B'nin kararına, hem de A'nın durumuna hakaret etmiş olursunuz. Böylece hem iki papağan arasında husumete neden olursunuz, hem de psikolojik dengesizliğe yol açarsınız. Hangi papağanın baskın olacağı tamamen karakter meselesidir. Büyüklükle yada yaşla ilgili değildir. Cazgır bir muhabbet kuşu bir amazon papağanına baskın çıkabilir. Bir afrika gri, kocaman bir araya baskın çıkabilir. Şaşırmayın :) Afrika Griler genelde diğer papağanlara kıyasla baskın papağanlardır ancak kendi aralarında da kimin baskın olacağı değişir. Büyük bir kongo, küçük bir timnehin baskınlığını kabul edebilir. Ve baskınlık zamanla bir papağandan diğerine geçebilir. Nasıl sizin liderliğinizi arada deniyorlarsa, kendi aralarında da "hala baskın mı acaba? onun yerini alabilir miyim?" türü düşüncelerle hafif deneme çekişmeleri yaşanabilir. Onları iyi gözlemelisiniz.

lider2Baskın papağan diğerinin eşyalarına özel bir ilgi gösterir, kafesinin üzerine, baskınlığını belli etmek için bilhassa konar. Ona yukarıdan bakmaya çalışır. Diğer papağan bir oyuncakla oynuyorsa, baskın papağan hemen o oyuncağa el koyar, önce kendisi biraz oynar, sonra ona bırakır. Arada gagasıyla uyarı amaçlı tak atabilir. Kısacası gıcığın tekidir. :D Bu durumlarda, liderliğinizi gösterip, diğer papağanı korumak için elinizi araya sokmalısınız. "O benim korumam altında, ona zarar veremezsin" mesajını hem sözlü, hem davranışla belirtmeniz gerekir. Bunun yanında, baskın papağanın konumunu da reddetmemelisiniz. İlk önce o uykuya yatar, ilk önce onun mama kabı değişir, ilk önce o selamlanır. Bunun diğer papağanı üzeceğini düşünmeyin. Papağan sürüsündeki ilişki biçiminin gereğini yerine getiriyorsunuz ve iki kuş da bunu anlıyor. Elbette ikisine de eşit derecede sevgi ve ilgi göstermeye devam etmelisiniz. Biri diğerine üstün değil liderin gözünde. Konumları eşit. Sadece, siz, lider olarak, onların arasındaki ilişkiye uyumlu davranıyorsunuz ve asayişi sağlıyorsunuz. Uyumu bozarsanız, daha büyük sorunlara davetiye çıkarırsınız. Elbette bazen, papağanlar kardeşçe de yaşar. Ancak aralarında küçük gerginlikler çıkabilir. Bu gerginlikler sırasında, kimin daha baskın olduğunu gözleyebilirsiniz. En iyi anlaşan papağanlar arasında bile böyle bir ilişki mevcuttur. Hatta eşlerde bile!(genelde dişiler baskındır :))

Nehir

© 2011-2017 Papağan Okulu, Her hakkı saklıdır.
yuva | dersler | turler | okulun haylazları| iletişim