,*

baslik

baslik02

baslik01

 

 


3 SINIF

1. Ders - Numara Eğitimi 1

2. Ders - Papağanlara Cesaret Kazandırma

3. Ders - Konuşmayı Öğretmek

4. Ders - Recall Eğitimi

Recall 1. aşama: "Gel"meye ikna etmek

5. Ders - Diğer hayvanlarla ve çocuklarla geçinme

6. Ders - Yabancılarla Tanıştırma

7. Ders - Davranış Bozuklukları

Isırma
Eşyaları Parçalama
İnatlaşma
Sürekli Bağırma
Kötü Alışkanlıklar

8. Ders - DNA testi

4. SINIF

1. Ders - Numara Eğitimi 2

2. Ders - Matematik ve Genel Kültür Eğitimi

3. Ders - Recall Eğitimi 2

4. Ders - Freeflighting (özgür uçuş)

5. Ders - Papağanlar için Yemek Tarifleri

6. Ders - Üreme

7. Ders - Yavru Bakımı

tiyo TÜYO KÖŞESİ

>> Papağanlarınızı birbirine alıştırırken onlara birlikte lapa mama yedirmek ve hep birlikte tuvalet kağıdı rulosu parçalamak son derece faydalı bir eğitim olabilir.

PAPAĞANLARI BİRBİRİNE ALIŞTIRMA


1Papağanlar çok enteresan hayvanlar. Sosyal yapıları, birbirlerini nasıl gördükleri, kendilerini ifade etme yöntemleri, kafalarının işleyiş biçimi... İki kediyi birbirbirine alıştırırken fazla müdahale etmeye gerek yoktur. Kavga etmeye kalkarlarsa belki asayiş sağlamak gerekir ama genelde düzenlerini kendi kendilerine kurarlar. Ancak söz konusu papağanlar olunca işi onlara bırakmak büyük risk almak demektir. Onları birbirine alıştırırken çok farklı ayrıntıları dikkate almanız gerekebilir. Örneğin tüylerdeki renkler. :) İki köpeği birbirine tanıştırırken onların vücut dillerini net bir şekilde okuyabiliriz. Tanışmaları birbirilerini koklayarak gerçekleşir, anlaşıp anlaşamadıkları vücut dillerinden net bir şekilde anlaşılabilir. Ancak papağanlar kedi köpekten çok daha iyi bir tiyatrocudur. Papağanlar "birbirini dahi kandırabilir!" Bir papağan diğer papağanı sevmediyse, seviyor rolü kesebilir. Buna sizin kadar diğer papağan dahi kanabilir. Bunun bir çok örneğini gördüm. Ayrıca birbirelerine telepatik olarak hakaretlerde bulunabilirler. Siz hissetmezsiniz bile ama bir bakmışınız papağanlardan biri tüy yolmaya başlamış. Bunun nedenini anlamanız, hazırlıklı olmadığınız taktirde çok zordur.

Papağanınızla mutlu mesut yaşıyorsunuz ama evde uzun süre yalnız kalan papağanınızın kendi türünde bir arkadaşının olmasının onu daha mutlu edeceğini düşünüyorsunuz. Yada papağanınızın tüy yolma sorununa bir türlü çare bulamadınız ve papağan bir arkadaşın onun psikolojisine olumlu bir etkide bulunacağına karar verdiniz. Ve yahutta, aynı bende olduğu gibi, sağdan soldan zor durumdaki papağanlar size geliyor ve siz bazılarını elinizde tutmak zorunda kalıyorsunuz. Dolayısıyla evde birden fazla kuş oluyor. Bütün bu gerekçelerin hiçbiri yanlış şeyler değil. Ancak dikkat edilmesi gereken, bazı şeylerden emin olunması gereken bir konu. Çünkü papağanınız gerçekten eş istemiyor olabilir. Sizi eşi olarak görüp size karşı çiftleşme davranışları sergiliyor olabilir. Böyle bir durumda ona bir arkadaş alırsanız sizi eş olarak gören kuşunuz ihanete uğradığı düşüncesiyle bunalıma girebilir, intihar dahi edebilir. Yada evinize gelen yeni papağanla sizin eski papağanınızın yıldızları hiçbir şekilde barışmayabilir ve ömürleri boyunca birbirlerine gıcık olarak çok daha mutsuz olabilirler. Evet, yeni gelen kuşun evdeki kuşunuzla anlaşacağına dair "hiçbir" garanti yoktur. Bu tamamen şans meselesi. Alaz'ın kuşları Haseki ve Zeytin'de olduğu gibi birbirlerine ilk görüşte aşık da olabilirler, Rika ve Arya gibi başta birbirlerine düşman, ama zaman ve dikkatli bir arabuluculukla çok iyi arkadaş da olabilirler. Benim burada size anlatacaklarım da işte kuşlarınız arasında bu arkadaşlığın oluşmasını sağlamanızın yöntemleri. Ancak yukarıda dediğim gibi, kuşlarınız, sizin uzun süren arabuluculuğunuza rağmen, biribirlerini arkadaş değil rakip olarak görmekte ısrar edebilir.

Sonuç olarak ikinci bir kuş almada kararlısınız. O halde kendinize ÖNCELİKLE ŞU SORULARI SORUN:

- İkinci bir kuşa ayırabilecek vaktim var mı?

Evet, ikinci kuş, daha fazla zaman demek. Tek bir kuşa gösterdiğiniz ilgiyi, iki kuşa aynı zamanda gösteremezsiniz. Kuşunuzla günde bir saat oyun oynuyorsanız, ikinci kuşunuz geldiğinde bu zaman ikiye katlanacak. Kuşlarınız sizden "ayrı ayrı" ilgi bekleyecek. Hele ki birbirleriyle iyi anlaşırlarsa, onlarla ayrı ayrı ilgilenmeniz çok daha önemli olacak. Aksi taktirde size olan bağı tamamen kopmuş, sizi zerre umursamayan, sizi sürü dışı bir yaratık olarak gören, zamanla davranış bozuklukları gösteren kuşlarınız olur. Eve ikinci kuş geldiğinde de sürü lideri siz olmalı, onların ebeveyni olmaya devam etmelisiniz.

- İkinci bir kuşa ayırabilecek bütçem var mı?

İkinci kuş daha fazla masraf demek. İkinci bir kafes alınması ŞART. Şimdiye kadar aldığınızın iki katı oyuncak, iki katı mama, iki katı bir oyun bahçesi.

- Evim ikinci bir kuşa müsait mi?

Örneğin eviniz tek odalı bir stüdyo daireyse, ikinci kuş bu eve fazla gelecektir. Kuşların uçacak, gezecek geniş alana ihtiyacı vardır. Ve papağanlar alan küçük olduğunda anlaşmada sıkıntı yaşarlar. Çünkü daha sık birbirlerinin bölgelerine ihlallerde bulunurlar. İkinci bir kuşunuzun olması için evinizde en azından iki ayrı oda bulunmalıdır.

- İkinci bir kuşun dağınıklığını kaldırabilecek miyim?

Papağanlar pasaklı, yıkıcı ve dağıtıcı kuşlardır, bunu şimdiye kadar biliyor olmalısınız. İkinci bir kuş bu dağınıklılığın ikiye katlanması demek. Tek kuşla üç günde bir temizlik yapmanız gerekiyorsa, ikinci kuşla iki günde bir yada hergün temizlik yapmak zorunda kalabilirsiniz. Hele kuşlarınız birbirine alışıp birlikte oynamaya başlayınca, bu dağınıklık iyice artar. Çünkü papağanlar bir arkadaşları varken tek başlarına dağıttıklarından çok daha fazla dağıtmaya başlarlar. (birlikte oyun oynamanın verdiği hararetle)

- İki papağanı birden tatile götürebilecek miyim, yada birine emanet bırakabilecek miyim?

Evet, tek papağanla işler kesinlikle daha kolay. Kuşunuzu tatile yanınızda götürebilir, bir tatil kafesi ayarlayabilir ve birlikte yolculuklara çıkabilirsiniz. Ama iki papağanınız olduğunda iki tatil kafesi, iki kat malzeme ıvır zıvır ve iki kat dikkat gerekecek. Bir kuşu birine emanet etmek de daha kolay. Ama iki kuşu birden emanet edebilecek misiniz? Çünkü onları ayrı ayrı insanlara emanet edemezsiniz. Hele birbirlerine alıştıysalar asla. İki kuşunuzu da bunalıma sokar, bir çok psikolojik yara açarsınız.

-İki papağanın birbiriyle hiçbir şekilde anlaşamaması durumuyla karşılaşırsam, yeni gelen ikinci papağanı iyi bir aileye sahiplendirebilecek miyim?

Daha önce dediğim gibi iki papağanın birbirleriyle arkadaş olabileceğinin hiçbir garantisi yoktur. Bu makalede anlatılanlarla risk azaltılmaya çalışılacak ama bu yöntemler dahi kesin çözüm değildir. İki papağan birbirlerini düşman olarak görmeye kararlıysa bunu böyle kabul etmek durumundasınızdır. Böyle bir şey başınıza gelirse yeni gelen papağanı çok geçmeden yeni bir aileye sahiplendirmeniz gerekir aksi taktirde daha büyük zararlar oluşur. Yeniden sahiplendirme durumunda papağan okulundan yardım isteyebilirsiniz.

Unutmayın, bu sorulardan birine dahi "bilemiyorum" dediyseniz, ikinci kuş olayından vazgeçin, yada üzerine biraz daha düşünüp tamamen emin olana kadar erteleyin. Aksini yapan ve çok pişman olan, aldığı ikinci kuşu da rezil eden bir çok insanla karşılaştım. Hem size hem de ikinci kuşa yazık, günah. İyi düşünün.

Pekala, diyelim ki bütün bu soruları kendinize sordunuz ve hepsine cevabınız evet oldu. Yani eminsiniz. O halde ikinci aşamaya gelelim ve şu soruyu soralım:

İkinci bir kuş düşünüyorsunuz ama şu anki kuşunuzla, ikinci alacağınız kuş TÜR OLARAK BİRBİRİNE UYUMLU MU?

8Bu soru çok önemli çünkü yukarıda değindiğim durumun, yani kuşlarınızın hayatları boyunca birbirini rakip ve düşman olarak görmesi riskini "en aza" indirmenin bir yolu, birbiriyle uyumlu kuş türlerini edinmek. Her kuş türü birbiriyle iyi anlaşamaz. İyi anlaşamayan kuşları birbiriyle arkadaş olmaya zorlamak çok tehlikelidir. Papağanların kavgaları "çok şiddetli" olabilir. Yandaki resimde birbiriyle iyi anlaşamamış iki amazonun kavgasının sonuçlarının "bir kısmını" görüyorsunuz. Yani bu işin şakası yok. Papağanlar şiddetli kavgalarda birbirlerinin ayaklarını, bacaklarını koparabilir, gagalarını kırabilir, tüylerini yolabilir, vücutlarını kanatarak delebilir ve gözlerini oyabilirler. İnanın birbirine sıkı sıkı tutunup avazları çıktığı kadar bağırarak birbirini ısıran, yerlerde yuvarlanan iki papağan görürseniz bu bahsettiğimin ne kadar ciddi bir şey olduğunu anlarsınız. Kuşunuz sizin elinizde tam bir kucak kuşu olabilir. Sizi hiçbir şekilde ısırmıyor, son derece sevecen davranıyor olabilir. Ancak bu tavırları, söz konusu başka bir kuş olduğunda, kritik bir değişim gösterebilir. O sevecen kuşunuzun, anlaşamadığı bir papağan karşısında ne kadar acımasız olabileceğini hayal bile edemezsiniz. Heleki söz konusu papağan, afrika gri, amazon, ara, kakadu, konur, sevda papağanı, senegal papağanı gibi agresif türlerden biriyse.3

Elbette her papağan bir araya getirildiğinde birbirlerini hemen parçalayacak diye birşey yoktur. Bazen çok iyi anlaşırlar. Ama Sorumlu bir ebeveyn olarak sizin düşünmeniz gereken "en kötü senaryodur". Ve bu en kötü senaryo "çok nadir gerçekleşen bir olay" DEĞİLDİR. Dolayısıyla papağanı sağlam kazığa bağlayıp papağan almadan öncesinde şu iki faktörü hesaba katmak gerekir: Kuşların türsel karakteri ve yaşam süreleri..

Türsel Karakter

Her kuş türünün karakteristiği birbirinden farklıdır. Bazıları çok dominanttır, bazısı aşırı heyecanlıdır, bazısı çok sakin ve munistir vs. Bunların hepsi kuşların uyumu için önemlidir. Örneğin son derece hayalperest ve cesur bir papağan türü olan muhabbet kuşları amazon papağanı gibi agresif ve değişken bir papağan türüyle asla anlaşamaz çünkü onu sürekli rahatsız edip sinirlendirir, sonuç olarak amazon fırsatını bulduğu anda muhabbeti öldürür yada yaralar. Ama İskender papağanları büyük olmalarına rağmen uysal ve sabırlı karakterleriyle muhabbet kuşu, sevda papağanı gibi küçük, yaramaz, şakacı türlerle iyi geçinebilir. Ara papağanları en iyi kendi türleriyle geçinmekle birlikte amazon papağanlarına ve kakadulara dikkatli bir tanıtımla sabır gösterebilir. Bir sultan papağanını bir konur papağınıyla birlikte beslemeye kalkarsanız yaralanmalar olabilir. Çünkü konur papağanları aynı amazonlar gibi bölgelerini çok şiddetli savunur. Sultan papağanı ise biraz şaşkın ve dalgın bir türdür. Karşı tarafın uyarılarını ve tehditlerini dikkate alamayabilir. Bu da başına feci bela açar. Bu yüzden sultan papağanları en iyi yine sultanlarla, muhabbetlerle, rose-ringed türleriyle, pasif türler olarak görülen rosellalarla (bilhassa batı rosellalarıyla -western rosella), kakarikilerle ve prenses papağanlarıyla iyi geçinir. Sultan papağanları Sevda papağanıyla da iyi anlaşabilir ancak iyi bir oyun arkadaşı olmaları her zaman mümkün değildir. Sevda papağanı kendisine anlayış gösterebilecek bir karakteri de olan rose-ringed türleriyle zeka olarak da anlaştığı için çok daha iyi bir uyum yakalar, iyi oyun arkadaşı olabilirler. Ki sevda papağanları genelde diğer kuş türlerine en uyumsuz davranan, agresif türlerden biri olarak bilinir.

Afrika gri papağanı da agresif türlerden biridir. Diğer papağan türlerinden daha kıskançtır ve son derece tahammülsüz bir kuştur. Dolayısıyla küçük, yaramaz, hareketli ve cüretkar kuş türlerine saldırgan davranabilir. İşin tehlikeli yanı, çok zeki oldukları için bazen sessizce beklerler, plan yaparlar ve fırsatını bulduğunda planlarını uygulayıp saldırırlar. Afrika griler, amazonlar, kakadular, senegaller, konur ve ara papağanları gibi alan savunmasına önem veren agresif türlerin birbiriyle iyi geçinebilmesinin en sağlıklı yolu papağanların bebeklikten birbirine alıştırılmasıdır.

Goffin kakadular ve Galah kakadular da diğer kakadu türlerine nazaran daha anlayışlı ve uyumlu oldukları için afrika grilerle, eclectuslarla, amazonlarla iyi anlaşabilir. Ama Afrika grilerin karakter olarak gerçekten uyumlu olduğu tek papağan Eclectus papağanıdır.2 Eclectuslar daha büyük olmalarına rağmen gagası afrika grilerinden çok daha güçsüzdür ve son derece uyumlu bir karaktere sahiptir. Afrika grinin bencil ve dominant tavırlarına büyük bir anlayış gösterir. Ve gagasının afrika grinin gagası kadar güçlü olmadığını bilecek ve buna göre davranacak kadar da zeki bir kuştur. Afrika grilerin eclectus papağanlarıyla uyumunun altında yatan gerekçe sadece karakterlerin uyması değil, zeka seviyelerinin denk olmasıdır da. Yine afrika grilerin kargalarla iyi anlaşabilmesinin altında yatan neden de zeka seviylerinin denk olmasıdır.

Kısacası agresif türlerin mümkün mertebe kendilerinden daha cüsseli, daha pasif, munis türlerle arkadaş edilmesi daha iyi olacaktır. Yukarıdaki amazon papağanında olduğu gibi, aynı tür papağanlar her zaman iyi geçinemeyebilir. Bu tip agresif türlerde, hele bahar dönemlerinde iki kat dikkatli olmak gerekir.

Yaşam Süreleri

Papağanlar çok sadık, ve arkadaşlarına, eşlerine çok önem veren kuşlardır. İki kuş arasındaki bağ, aynı insanla kuş arasındaki bağ gibi çok sağlamdır. Nasıl bir insanın yıllarca beslediği papağanını evden atması o papağan için çok yıkıcı bir deneyimse, iki papağanın birbirine alıştıktan sonra birbirinden kopması da o kadar yıkıcıdır. Hatta bazı durumlarda daha yıkıcı. Bu nedenle ikinci kuşu alırken, diğer kuşun ömrü de hesaba katılmalıdır.

Pekala, sıra geldi iki kuşu birbirine alıştırmak için neler yapılması gerektiğine. Siz, kendinizden, ikinci kuşa bakabileceğinizden eminsiniz, ve evdeki kuşunuza uyumlu bir kuş türü seçtiniz. Şimdi sıra yapacaklarınızda.

Eve yeni kuşu getirmeden önce yapacaklarınız:

- Evdeki kuşunuza yeni gelecek kuştan bahsedin!

Evet, aynı yeni bir kardeşi olacak çocuğa kardeşinden bahsedildiği gibi, papağanınıza yeni gelecek arkadaşından bahsedin. Onu bir beklenti içine sokun. Eğer varsa yeni papağanın adını sık sık cümle içinde kullanın.

- Yeni papağanın kafesini kuşunuzun önünde hazırlayın.

Ama evdeki papağanınızın bu yeni kafesin kendisine ait olmadığını ona belli edin ve bu yeni kafesin üstüne konmasına izin vermeyin.

- Yeni gelecek kuşu temsil eden, belki onun renklerine sahip bir peluş oyuncak bulun. Yada o renklere sahip bezler bulup bunları oyuncak haline getirin.5

Bu, bilhassa yeni gelecek kuşun renkleri evdeki kuşunuzun renklerinden çok farklıysa önemlidir. Örneğin afrika griniz var ve eve dişi bir eclectus papağanı gelecek. Afrika grinizin kafesine dişi eclectusların kırmızı-mor renklerine sahip bir oyuncak koymanız, onun yeni papağanı daha az yabancılamasını sağlayacaktır.

- Yeni gelecek kuşun türüne ait resimler bulun ve ona gösterin.

Mümkünse televizyonda yada bilgisayarda bu resimleri ona slayt gösterisi şeklinde gösterebilirsiniz. Ayrıca yeni gelecek papağanın türüne ait seslerini internetten bulup evdeki kuşunuza dinletebilirsiniz.

- Eve mümkünse evdeki papağanınızın daha önce hiç kullanmadığı yeni bir T sopa alın.

Bu T sopa onların tarafsız bölgesi olacak ve sizin kontrolünüz bu bölgede çok daha belirgin hissedilecek.

- Papağanınızın vücut dilini çok iyi öğrenin. Onu hissedin!

Bu çok önemli. Onun agresif davranırken kendini nasıl ifade ettiğini çok iyi görebilmelisiniz. Papağanınızın ötüşündeki alt anlamları çok iyi hissedebilmelisiniz. Dostluk mesajları, tehdit çıtlamaları vs. Yukarıdaki resimde senegal papağanı diğerine "hey uzak dur, haddini bil!" diyor. Küçük olan, diğer kuş kendisinden daha iri olmasına rağmen baskın olan taraf. Birinin nasıl yerini koruduğuna, diğerinin nasıl kendisini geri attığına dikkat edin. Bu, müdahale gerektirmeyen ama umursamadan başka odaya gitmemeniz gereken bir sahne. Eğer papağanlarınızın vücut dilini, çıkardıkları seslerin anlamlarını iyi anlarsanız, bir kavgayı gerçekleşmeden engelleyebilir, yada gereksiz müdahaleler yapmaktan kurtulursunuz.

Yeni kuş eve geldikten sonra yapacaklarınız:

Bundan sonra eve yeni gelen kuşa yeni kuş, zaten evinizde olan kuşa evdeki kuş diyeceğim. haberiniz olsun :)

1. Yeni kuş eve geldiğinde onu ASLA evdeki kuşla bir araya getirmeyin, birbirlerini görmelerine hiçbir şekilde izin vermeyin. İki kuş "TAM 1 AY" süreyle ayrı odalarda kalacak.

Bu yapmamızın üç nedeni var: Birincisi, yeni gelen kuşta bir hastalık olabilir ve bu hastalık kendisini hemen göstermeyebilir. 1 ay avian vetler tarafından şiddetle tavsiye edilen karantina süresidir. İki kuşun bu süre içinde dolaylı yada dolaysız olarak hiçbir şekilde birbiriyle temas kurmaması gerekir.

İkinci neden, yeni gelen kuşun dikkatinin sadece sizin üzerinizde olması ve "önce" size alışarak eğitim görmesidir. Bu 1 aylık süre boyunca yeni kuşa eğitim vermeli, ona sürü lideri olduğunuzu hissettirmeli, evdeki papağanınızın tüy renklerine sahip bir oyuncak da onun kafesine koymalı, yeni kuşa evdeki kuşunuzdan bahsetmeli, evdeki kuşunuzun adını sık sık cümle içinde kullanmalısınız. Ve kullandığınız bazı kelimelerin anlamlarını da net bir şekilde ona öğretmelisiniz. Hayır, evet, aferin, mama vs. gibi. Böylece ileride iki kuş birbirine istemediğiniz bir şekilde yaklaşmaya çalışırsa, "hayır!" dediğinizde ikisi de ne demek istediğinizi anlayacak ve işiniz kolaylaşacak.

Üçüncü nedene gelince, iki kuşun birbirlerini görmeden "önce" birbirlerinin seslerine alışmaları çok daha sağlıklı bir ilişkinin temeli olacaktır. Birbirlerini farklı odalardan duyacaklar, belki birbirlerini çağıracaklar. Bu süre boyunca birbirlerini görüp alan mücadelesi içine girmeden, sizi yada oyuncakları kıskanmadan, birbirlerini merak edecekler. Yani ilişki kurmaya kıskançlık yada rekabet duygusuyla değil, merak ve ilgiyle başlayacaklar.

2. Bir ayın sonunda, eğer yeni kuş sağlıklıysa, ikinci aşamaya geçilecek. Artık iki kuşun kafesleri aynı odada tutulacak ama kesinlikle "birlikte dışarı çıkmayacaklar". Ve bu durum kuşların birbirilerine olan tavırlarına bağlı olarak en az bir hafta sürecek. İdeali 15 gün.

Birbirlerini "ikisi de kafesteyken" görecekler. Gece aynı odada uyuyacaklar. İkisini birlikte kafesleriyle balkona çıkarabilirsiniz. Ama dışarıya çıkacakları zaman kesinlikle aynı odada bulunmayacaklar. Bu sürede onlarla tamamen ayrı ayrı ilgilenmek durumundasınız. Birbirlerine temas etmelerine kesinlikle izin vermeyeceksiniz. İkisinin kafesine de aynı oyuncakları koyabilirsiniz. Böylece birbirlerinin oyuncaklarını görüp kıskanmalarının önüne geçebilirsiniz. Bu aşamada aklınızdan çıkarmayacağınız şey, evdeki eski kuşunuza her zaman öncelik sağlamanız gerektiğidir. Mama verirken önce evdeki kuşunuza, sonra yeni kuşa, gece yatırırken önce evdeki kuşu, sonra yeni kuşu, selam verirken yada ilgilenirken önce eski kuş, sonra yeni kuş. Anlıyor musunuz? Evdeki kuşa öncelik vereceksiniz herşeyde. Böylece evdeki kuşunuzun yeni kuşu kıskanması için bir sebep oluşturmayacaksınız. Yeni kuş bundan ötürü rencide olmaz endişe etmeyin. O yeni kuş ve bunun bilincinde. Örnek model olarak evdeki eski kuşu bellemeli. Bu şekilde yeni kuşun sizinle ilişkisi de daha hızlı bir şekilde gelişecektir. Burada yaptığımız şeyi anlıyor musunuz? Belki ileride iki kuşun arası harika olunca kendi aralarında kimin baskın olacağına kendileri karar verecek. Ama ilişkinin başında "kimin baskın olduğuna biz karar veriyoruz." Eski kuşu yeni kuşa örnek model olarak gösteriyoruz ve bu arada eski kuşun kıskanmasının ve bunalıma girmesinin de önüne geçiyoruz. İleride kendileri isterlerse rolleri değişebilirler.

3. Üçüncü aşama kafeslerin bulunmadığı, eski kuşun sürekli takılmadığı bir odada ikisini bir araya getirmek.

Önce ikisininde alışık olmadığı bir T sopa yada sandalye vs. ayarlayın. Bu T sopanın üstine pamuk halat türü çiğnenebilecek türden bir oyuncak sarın, bağlayın. Birbirlerine sinir olurlarsa, yada birbirlerine "yerini bil!" mesajı vermeye kalkarlarsa, gaga dövüşü yapmak yada birbirlerini ısırmak yerine, bu pamuk halatı çiğnesinler. Papağanların birbirine göz dağı vermek için bir şeyleri çiğneme alışkanlığı vardır. Bu alışkanlıktan yararlanın. Pamuk halatı T sopaya bağladıktan sonra, yeni kuşu bu T sopanın yada sandalyenin vs. üstüne koyun. Ve odaya eski kuşunuzu getirin. Eski kuşunuzun bir ayağını baş parmağınızla hafifçe tutarak uçmasına, yeni kuşa atlamasına engel olmalısınız. Onlarla konuşarak ikisini birbirine yaklaştırın. (birbirlerine dokunmayacakları kadar) Ve aralarındaki iletişimi dikkatle gözlemleyin. Eğer birbirlerine tehditkar bir tavırla bakıyorlarsa yada hırıldıyorlarsa, bu aşama için henüz erken, bir önceki aşamaya geri dönün. Yok, birbirlerine karşı umursamaz yada olumlu bir tavır içindelerse (bazen cık bik türü "selam!" anlamına gelen sesler çıkarabilirler), onları uzandıklarında gagalarını birbirine değdirebilecekleri mesafeye kadar yaklaştırın. İkisi arasında diğer eliniz tetikte olmalı. Ani hareketlere, ani saldırılara karşı hazırlıklı olun. Eğer tepkileri olumluysa kocaman bir aferin deyin ve ikisini de bir güzel öpün. Eğitimi fazla uzatmayacaksınız. günde sadece bir kaç dakika birbirlerini görecekler önce. Sonraki günler bu süreyi 5-10 dakikaya çıkarabilirsiniz. Eğer herşey yolundaysa üç dört gün sonra onları T sopada yanyana koyun, ama arada mutlaka eliniz tetikte beklesin. İlişkileri olumlu bir seyir izliyorsa artık "sizin gözetiminizde" olmak kaydıyla birlikte dışarı çıkabilirler.

Eğer birbirlerine olan tepkileri fazla olumlu değilse, 3. aşamayı başa sarın. Yani yeni kuş T sopada olsun, eski kuş elinizde dursun ve sizin tam kontrolünüzdeyken birbirlerini görsünler. En ufak olumlu tepkide onlara aferin deyin, gülün vs. Aralarındaki ilişkinin iyi olmasının sizi mutlu ettiğini anlasınlar.

İlk aylar boyunca birlikte dışarı çıktıklarında sizin gözetiminiz ŞART. Çünkü ne kadar etkili bir yöntem olsa da bu anlattıklarım, papağanlar çok daha içten pazarlıkçı ve değişken hayvanlar. Bugün çok iyi anlaştıklarını düşünürsünüz ama yarın oyun bahçesinde oynarlarken birbirlerine zarar verebilirler. Rika ve Arya'ya bir çok kişi özeniyor ama inanın onların bu aşamaya gelebilmesi için o kadar çok defa ara buluculuk yapmak zorunda kaldım ki. Rika evini, oyuncaklarını ve beni çok kıskanıyordu. Arya da tüysüz ve sorunlu bir kuş olduğu için Rika onu rahatlıkla ezebiliyordu. Onları birlikte her dışarı çıkardığımda dikkatimin bir kısmı onların üstünde oluyordu. Buna rağmen Rika kaç defa Arya'yı dövdü, kaç defa tüyünü yoldu, hatta ayağını ısırdı. Arya hangi oyuncağa el sürse Rika büyük bir öfkeyle onun elinden oyuncağı alırdı. Normalde hiç ilgilenmediği bir oyuncak dahi olsa. Durup durp pike yapardı zavallı Arya'ya ve dengesini bozup onu yere düşürürdü. Benim ara buluculuğum olmasaydı, araya zaman konmadan direk olarak tanıştırılsalardı büyük ihtimalle Rika Arya'ya çok daha kötüsünü yapacaktı. Rika Arya'ya her musallat oluşunda bir gözü bendeydi. Benim bundan hoşlanmadığımın ve Arya'yı koruyacağımın bilincindeydi. Ama aynı zamanda benim kendisini hala önemsediğimi ve kendisini baskın olan taraf olarak gördümü de biliyordu, dolayısıyla içi rahattı. Bu nedenle Arya'nın ayağını, kanadını ısırsa bile hiç bir zaman gerçekten zarar vermedi. (Ki inanın Rika'nın büyük zararlar verebilecek potansiyeli var, böyle bir geçmişi de var) Demem o ki, iki kuşu birbirine alıştırırken olabildiği kadar yavaş ve temkinli olmalısınız. Ama elbette ufak bir dikkatsizlik nedeniyle kontrolü kaybedebilir ve kuşlarınızın kavgasına şahit olabilirsiniz. Böyle zamanlarda sakin kalmalı ve onlara önceden öğrettiğiniz komutlarla "hayır" diyerek hemen onları birbirbirinden ayırmalısınız.

Şunu sakın unutmayın: Eski kuşunuz, yeni kuşunuza saldırmasının, istenmeyen bir davranış olduğunu ve yeni kuşun sizin korumanızda olduğunu bilmeli. Ve yeni kuşunuz sizin onu koruyacağınızdan emin olmalı, eski kuşun (şimdilik de olsa) baskın taraf olduğunu, ona boyun eğmesi gerektiğini anlamalı. Aksi taktirde karşılaşacağınız kavgalar çok çok ama çok daha şiddetli olacaktır.

İleriki zamanlarda ilişkilerini geliştirmek için ikisini de dahil edebileceğiniz türde oyunlar geliştirebilirsiniz. Ben öpücük oyununu tercih etmiştim. Videosu aşağıda:

İlişkileri geliştikçe bazı şeyleri anlayışla karşılamanız gerekecek. Papağanlar aralarında bazen gaga düellosu yapar. Bu çok normaldir. Papağanlar bazen gagalarıyla birbirlerine vurabilir, birbirlerine haylaz şakalar yapabilir (genelde diğerinin yere düşmesinin amaçlandığı şakalar). Birbirlerinin oyuncağına göz koyabilir, en yükseğe ben tırmanacağım çekişmeleri yaşayabilirler. Bu ufak sürtşmeleri anlayışla karşılamalı ama birbirlerini ısırmaya yada sıkıştırmaya veya korkutmaya çalıştıklarında (bunu ezilen papağanın korkmuş bağırışıyla anlarsınız) "Şşt! Hayır!" türü bir komutla müdahale etmelisiniz. (eğer kelimelerin anlamını iyi öğrettiyseniz, anında ayrılırlar, her ne yapıyorlarsa bırakırlar)

Papağanları aynı kafeste tutma:

Bu da sürekli merak edilen bir konu. Yeni bir papağan aldım onları aynı kafese koyabilirim miyim? diye soruluyor zaman zaman. Hayır. Papağanı, diğer papağana eş olarak dahi aldıysanız, ki bu şekilde eş seçmek bir hatadır, onları birden bire aynı kafese koyamazsınız. Bu şekilde birbirine zarar veren yada bunalıma giren bir çok kuş biliyorum. Evinizde bir kuşunuz varsa, onun düzenini bu şekilde birdenbire bozmamalısınız! Bu kafesin yerini değiştirmek, yeni oyuncak koymak, kafesine yeni bir ağaç dalı koymak gibi bir şey değil. Hayvanın odasına hiç tanımadığı yeni birini getiriyorsunuz ve bu arkadaşla yaşa! diye zorbalık yapıyorsunuz düşünsenize. Sadece empati kuralım ve kendimizi papağanın yerine koyalım. Yaşadığınız, benim dediğiniz, herşeyin size ait olduğu bir odaya, anneniz babanız bir gün geliyor ve "evet, bundan böyle şu kişiyle birlikte yaşayacaksın!" diyor. Siz o kişiyi zerre tanımıyorsunuz, belki aynı cinsiyettensiniz, belki değil ama bildiğiniz tek şey var: Yeni gelen kişi sizin eşyalarınızı paylaşacak, yediklerinizi paylaşacak, belki değer verdiğiniz bütün eşyalara bir el atacak, sürekli sizinle kalacak ve her zaman da o kadar arkadaş canlısı değil. Sinir olup rahatsız olmaz mısınız? Bence çok feci kavgalar çıkar. :)

İşte aynı durum papağanlar için de geçerli. Bu nedenle ikinci kuşu papağanınıza eş olarak dahi düşündüyseniz, yukarıdaki aşamaları mutlaka uygulamalısınız ve mutlaka ikinci papağanın kendine ait bir kafesi olmalı. Birlikte, aynı kafeste yaşama kararı tamamen kuşların kendisinin vereceği bir karar olmalı! Aynı kafeste yaşamalarına karar veren asla siz olmamalısınız. Petshoplarda aynı kafeste tıkılı yaşayan kuşlara bakıp "ama onlar yaşıyor" demeyin. Bu lafları üç beş defa duydum. Birincisi, sizin eviniz pet shop değil, o hayvanın yaşam alanı. İkincisi, pet shopta aynı kafese tıkılı olup da mutlu görünen, gözlerinin feri gitmemiş kaç kuş gördünüz? Papağanlar pet shopta kendilerinin oraya ait olmadığını bilirler. İçine tıkılı oldukları küçük kafesin bir "hücre" olduğunu bilirler. Dolayısıyla aynı, tek bir hücreye atılmış insanlarda olduğu gibi birbirlerine bulaşmazlar. Bütün düşündükleri kendi dertleridir. Ben bir petshopta, yanında hastalıktan ölmek üzere olan, kendi türündeki hücre arkadaşına hüzünlü gözlerle bakan ama ondan olabildiği kadar uzakta durmaya çalışan papağan bile gördüm. Birbirlerine "bulaşmıyorlar". Bu yüzden pet shoplar onları aynı kafese tıkabiliyor hemen. Ama dediğim gibi, sizin eviniz, petshoptan farklı. Sizin evinizde istenen, sevilen, değer verilen, özgür bırakılan bir canlı (böyle olmalı). Dolayısıyla içinde kaldığı, uyuduğu kafes de artık bir "hücre" değil, "kendi özel odası". Bu nedenle çocuğunuzun "özel odasına" yeni bir papağan girip girmeyeceğinin kararı size ait değil. Siz, papağnlarınıza ayrı özel odalar yani kafesler ayarlamak durumundasınız. Zaman geçer, araları muhabbetle dolar taşar ve birgün bir bakmışınız aynı kafese birlikte girip çıkıyorlar, aynı kaptan mama yiyorlar, biri diğerinin kafesine girmesine izin veriyor, o zaman onları isterseniz aynı kafese almaya başlayabilirsiniz. Ama ben, eş olmadıkları sürece papağanların aynı kafese alınmaması taraftarıyım. Ancak eş olmaya karar verdiklerinde papağanlarınızı aynı kafeste rahatlıkla tutabilirsiniz.6

Son bir şeye daha değineyim burada: Muhabbet kuşunuza, sevda papağanınıza nasıl eş seçeceksiniz? (büyük papağanlarda bu mümkün değildir) Örneğin erkek bir muhabbetiniz var ve eş almaya niyetlisiniz ona. Petshoptan dişi bir kuş enseleyip oğlanın kafesine tıkarsanız işler sarpasarabilir. Hemde sizin oğlan çok çabuk bunalıma girebilir. Unutmayın papağanlarda eşi önce "dişi kuş seçer" ve birden fazla seçenek içinden seçmeyi severler. Bu nedenle, sizin oğlanı ufak bir kafese koyup kız görmeye gitmeli, dişi kuşların bulunduğu kafesle sizin oğlanın küçük kafesini yan yana koyup (direk temasa izin vermeyin, onların kaldığı pis kafesin içine hayvanı sokmayın, hastalık varsa kapabilir) gözlem yapmalısınız. Dişi kuşlardan biri sizin oğlanla ilgilenirse, oğlanda onun ilgisine yanıt veriyorsa, seçeceğiniz kuş o dişi olmalı. Yada tam tersi kuşunuz dişiyse, oğlanların bulunduğu kafese yaklaştırıp kızınızın hangi oğlana ilgi duyduğuna ve karşılık alıp almadığına dikkat etmelisiniz. Unutmayın eğer kuşunuz "eş istemiyorsa" sizi eşi olarak görüyorsa, başka bir kuşla hiçbir şekilde ilgilenmeyebilir. Böyle bir durumda eş alma sevdasnızdan vazgeçmelisiniz, aksi taktirde kuşunuzu bunalıma sokarsınız. İki kuşun eş olma potansiyelini anlamak kısa sürer. Öyle günlerce bekleyip gözlemeye ihtiyaç yoktur. Birbirlerini seçtiyseler anında muhabbete sararlar, kur yapmaya başlarlar. Çünkü papağanlar her zaman "ilk görüşte aşık olur" ve o aşkları hayatları boyunca sürer. Romantik hayvanlar :D

Sonuç olarak, ikinci bir kuşu eve getirmeniz, hem sizin hayatınızda hem de evdeki kuşunuzun hayatında bir değişikliğe neden olacak. Bu değişimin olabildiğince yumuşak bir süreç olmasının sorumluluğu sizde. İki papağan arasında sağlıklı bir ilişki kurmanın püf noktası, sürü liderliğinizi asla bırakmamakta ve eski papağanınıza baskın kuş muamelesi yaparak yeni kuşu korumakta. Ve yavaşça, hayvanları zorlamadan bir arkadaşlık gelişmesine çalışılmasında.

Arya bana geleli iki sene geçti. Önceleri o kadar kavga ediyor olmalarına rağmen Rika ve Arya şu anda birbirleriyle gerçekten çok iyi arkadaş. Arya tüyleri çıktıkça kendini çok daha güçlü hissetmeye başladı ve son zamanlarda baskınlığın Rika'dan Arya'ya geçtiğini hissediyorum. :) Ama ilişkinin başında Arya'nın baskın olması söz konusu olsaydı yani eski kuşu değil yenisini baskın olarak belirleseydim bu iki senenin sonunda büyük ihtimalle Rika çok ağır bunalım yaşamış bir kuş olacaktı ve Rika'nın intikam almak istemesi yüzünden Arya belki de çok ağır yaralanmış hatta sakat kalmış bir kuş olacaktı.

Buyurun son olarak da aşağıda ikisinin bir videosu:

Nehir

© 2011-2017 Papağan Okulu, Her hakkı saklıdır.
yuva | dersler | turler | okulun haylazları| iletişim