baslik

baslik02

baslik01

 

 


3 SINIF

1. Ders - Numara Eğitimi 1

2. Ders - Papağanlara Cesaret Kazandırma

3. Ders - Konuşmayı Öğretmek

4. Ders - Recall Eğitimi

Recall 1. aşama: "Gel"meye ikna etmek

5. Ders - Diğer hayvanlarla ve çocuklarla geçinme

6. Ders - Yabancılarla Tanıştırma

7. Ders - Davranış Bozuklukları

Isırma
Eşyaları Parçalama
İnatlaşma
Sürekli Bağırma
Kötü Alışkanlıklar

8. Ders - DNA testi

4. SINIF

1. Ders - Numara Eğitimi 2

2. Ders - Matematik ve Genel Kültür Eğitimi

3. Ders - Recall Eğitimi 2

4. Ders - Freeflighting (özgür uçuş)

5. Ders - Papağanlar için Yemek Tarifleri

6. Ders - Üreme

7. Ders - Yavru Bakımı

tiyo TÜYO KÖŞESİ

>> Kuşunuzdan korkmayın, iki taraf da birbirinden korkuyorsa gelişme kaydedemezsiniz. Isırmasından korkuyorsanız kendiniz için önlemlerinizi alın (eldiven gibi) fakat bu önlemleri kuşunuzla önceden tanıştırmayı ihmal etmeyin. Birdenbire hiç bilmediği bir nesneyle (sopa, eldiven, perde) karşılaşırsa panik olur.

1. SINIF - 8. DERS

UYKU DÜZENİ

uykuPapağanların 10 ila 12 saat uykuya ihtiyacı vardır. Uyku, bir papağanın bağışıklık sistemi ve ruh sağlığı üzerinde çok etkilidir. Yeterli ve kesintisiz uyku uyuyamayan papağan her hastalığa açık olur, agresifleşir, alınganlaşır, dolayısıyla strese çok rahat girer. Strese giren papağanınsa ilk davranışı tüy yolma/kırpma ve kesmedir. Uykusuz papağana bir şey öğretmek de çok zordur. Siz de yarasa gibi gecenin bir saatine kadar oturmayı seviyorsanız benim gibi, aman kuşunuzun da geç yatmayı seveceği yanılgısına kapılmayın. Tavsiyem, papağanlarınızı en geç 22:00 de yatırmanız.

Gece yatırırken, kafesin üzerini siyah bir çarşafla örterseniz, kuşunuza rahat ve güvenli bir uyku vermiş olursunuz. Endişelerinizi tahmin ediyorum, ya karanlıktan korkarsa, ya yanlız olduğunu düşünüp korkarsa, ya duyduğu seslerden ürkerse? Bir papağan normal şartlarda, “yuvasındayken karanlıkta kalırsa” gece olduğunu düşünüp uykuya çekilir. Korkmaz, çünkü en son kendisini yuvasında görmüştür, güvendedir, korkması için saçma bir hareket yapmadığınız sürece rahattır. Karanlık onları sadece, yuvası dışındayken, güvende hissetmediği bir anda yakalarsa korkutur. Gece vakti ışıkların aniden kesilmesi gibi. Papağanınızın gece görüşünün olmadığını, loş ışığın onun için çok daha ürkütücü olduğunu da not edelim. Bilinmedik bir ses, his ve kabus görmek kuşunuzun paniğe kapılmasına neden olabilir ancak bu durum kuşunuzun kafesini örtmenizle ilgili değildir. Bir kuş kafesinin üzeri açıkken ve ortalıkta loş bir ışık varken de bunalrdan ötürü panik olabilir. Aşağıda gece korkusu kısmında daha ayrıntılı anlatılıyor bu durum.

Gece uyuduğu yer gürültüsüz patırtısız bir yer olmalıdır. Papağanların çok iyi duyan kulakları olduğunu unutmayın. Tabii mutlak sessizliğe ihtiyaç yok, zaten bunu sağlayamazsınız. Doğal hayatlarında da gece bir çok ses duyuyorlar. Sadece, televizyon izlediğiniz, misafirlerinizi ağırlıyor olduğunuz odada uyutmayın onları yeter. En güzeli, kendilerine ayrılmış bir uyku odalarının olması. Ben geç yattığım için Rika’yı yatak odamda yatırırım, çünkü öteki odalarda gürültü-ışık olabiliyor.
Papağanınıza, gece üstünü örtüp yatırırken iyi geceler demeyi, sabah kaldırırken de günaydın diyerek üzerini açmayı da sakın unutmayın :)

Papağanınızı gece örtüsüne nasıl alıştırmalı?
İlk gün papağanıza “iyi geceler” sözcüğünün anlamını öğretin. Nasıl? Gece yatırırken bir kaç defa iyi geceler dileyip ışığı kapatacaksınız, olay bu. İyi geceler=uyku vakti bağlantısını kurmuştur. İçinize sinmediyse bu olayı iki gün de tekrarlayabilirsiniz. İkinci (ya da üçüncü)gün örtüyü tanıştırın. Örtüyü onun gözü önünde ısırın, bol bol dokunun, kucaklayın, ardından örtünün bir ucunu ona uzatın. Gagasıyla dokunsun, ısırsın. Şimdi iyi geceler dileyerek örtüyü kafesin üzerine örtün ve ışığı kapatıp odadan çıkın. İşte bu kadar. Örtüyü ilk üstüne örttüğünüzde gerileyebilir, hafifçe ürkebilir, önemli değil. Ne yaptığınızı anlayamadıysa böyle davranır. İyi geceler dileyerek örtüyü örtüp ışığı kapattığınızda çoktan sakinleşmiş olacak çünkü artık örtü=iyi geceler=uyku vakti olduğunu anladı.
Sabahları “günaydın” diyerek örtüyü açın, örtü açılması=günaydın=uyanma vakti denklemini kendiliğinden kuracak.

Örtü açılsa da açılmasa da, papağanınızı en fazla saat 8-8:30’a kadar uyutabilirsiniz. Sonrasında kendiliğinden uyanır, sessizce örtünün açılmasını bekler yada “günaydın!” diye bağırarak örtüyü açmanız gerektiğini size haber verir. Onun sabrını zorlamayın, saat 8:30’da örtüsünü açın. Ben Rika’yı bir defa saat 10:00’a kadar kapalı tutmuştum. Eh, o gün erken kalkmadım. Rika önceleri sabretti. Fakat saat 10 olduğunda tangır tungur patırtılara uyandım. Rika protesto amaçlı bütün mama kaplarını ıvırını kıvırını yere indirmişti. :D Böylece sabah uyanır uyanmaz ilk işim temizlik yapmak oldu.

Örtünün üç yararı vardır: Kuşunuz rahat ve güvenli bir uyku uyur. Sabah saat 6’da uyanıp şarkı söyleyerek konu komşuyu ve sizi uyandırmaz. Uyuma uyanma saatleri kontrolünüze geçtiği için ona “ben sürü lideriyim” mesajını verirsiniz (bu mesajı ona öyle yada böyle vermek zorundasınız)

Şekerleme:

E, yukarıda uykudan bahsediyorduk ya? Hayır, şekerleme uyku sayılmıyor ne yazık ki. Papağanınız 10-12 saat uykunun yanısıra, gün içinde bir kaç defa şekerleme yapmaya da ihtiyaç duyar. Bu şekerleme anlarında onu rahat bırakmalısınız çünkü bünyesinin buna da gereksinimi var. Şekerleme yapan papağan bir ayağını karnına çeker, gagasıyla çatır çutur sesler çıkarır ve tam bir tüy topu halinde kabarıktır, tabii gözler yarı yarıya kapalı vaziyette. En sevimli anlarıdır bence :) Dediğim gibi onu böyle görürseniz, rahat bırakın.

Gece Korkusu:

Kuşlar gece uykularının ortasında birden bir ses duyduklarında, tam seçemedikleri bir şey gördüklerinde yada belki kabus gördükleri için panik olup kafesin içinde kendilerini bir oraya bir buraya çarpabilirler. Tehlikeli olabilir bu panik ataklar çünkü yeni çıkan bir tüyün hatta kanadın kırılması bile mümkündür. Gece korkularını en aza indirmek için bir kaç önlem alabilirsiniz. Öncelikle, uyuduğu odanın sessiz olmasına özen gösterilmeli. İkincisi, her ihtimale karşın, dışarıya bir göz atabilmesi için kafes örtüsünün bir ucu açık bırakılabilir. Bazıları bir gece lambasının açık bırakılmasını tavsiye ediyor ancak kendi deneyimlerime dayanarak şunu diyebilirim: Loş ışık, bir kuş için, tam karanlıktan daha ürkütücüdür çünkü loş ışıkta "anlam vermediği hareketler ve cisimler" görürken, karanlıkta "hiçbir şey" görememektedir. Anlam veremediği şeyleri görmek onları daha çok ürkütmekte. Üzerine açık renk kumaş örtülmüş yada üzeri hiç örtülmeden karanlık odaya konmuş kuşlarda, dolayısıyla kafesinin içi loş kalmış kuşlarda, üzerine koyu renk kumaş örtülmüş kuşlardan daha çok gece korkusuna rastladım. Bu nedenle en doğrusu, kuşa tam karanlık sağlamak, ve sürekli gece korkusu yaşayan bir kuşsa, odaya girdiğiniz ve hafif tıkırtılar çıkardığınız her durumda, onun panik olmasını beklemeden, hafif bir sesle, onu yatıştıracak bir şeyler söylemeniz.
Eğer kuşunuz gece korkusu yaşadıysa ve kafesinde kendisini sağa sola çarpıyorsa hemen kafes örtüsünü ve ışığı açın ve onunla hafif bir sesle konuşun. Sakinleştikten "sonra" kuşunuzu elinize alıp okşamalı ve yine "iyi geceler" dileyerek, neşeli bir sesle uykuya yatırmalısınız. Panik esnasında elinizi kafese sokmayın, o anda sizi sadece tehlike olarak görme eğiliminde olur.

Benim bir kuşum, 99 depremini önceden hissedip gece korkusu yaşamıştı. Çok geçmeden de deprem gelmişti. Ne yazık ki onu sakinleştirecek fırsatı bulamadan depremi yaşadığımız için kuşcağızım bu olayın travmasını atlatamayıp bir süre sonra intihar etmişti. Yani, gece korkusu sadece sizin çıkardığınız seslerden, kabuslardan vs. kaynaklanmayabilir. Kuşlar bizim duymadığımız, görmediğimiz şeyleri de hissettiklerinden, gece korkusuna hazırlıklı olmanız gerekmekte. Eğer yaşadığınız sokakta o gece biri öldürülürse(uç bir örnek oldu ama), kuşunuzun bunu hissederek gece korkusu yaşamayacağından emin olamazsınız. Bu yüzden papağanınıza ne kadar iyi bakarsanız bakın, psikolojisi ne kadar iyi görünürse görünsün, arada ona psikolojik destek vermeniz yerinde olacaktır. Papağanınızın bilmediğiniz ve fark etmediğiniz ruhsal bir yarası olabilir. Konu daha ayrıntılı olarak ileriki derslerde işlenecek.

Nehir

© 2011-2017 Papağan Okulu, Her hakkı saklıdır.
yuva | dersler | turler | okulun haylazları| iletişim