baslik

baslik02

baslik01

 

 


3 SINIF

1. Ders - Numara Eğitimi 1

2. Ders - Papağanlara Cesaret Kazandırma

3. Ders - Konuşmayı Öğretmek

4. Ders - Recall Eğitimi

Recall 1. aşama: "Gel"meye ikna etmek

5. Ders - Diğer hayvanlarla ve çocuklarla geçinme

6. Ders - Yabancılarla Tanıştırma

7. Ders - Davranış Bozuklukları

Isırma
Eşyaları Parçalama
İnatlaşma
Sürekli Bağırma
Kötü Alışkanlıklar

8. Ders - DNA testi

4. SINIF

1. Ders - Numara Eğitimi 2

2. Ders - Matematik ve Genel Kültür Eğitimi

3. Ders - Recall Eğitimi 2

4. Ders - Freeflighting (özgür uçuş)

5. Ders - Papağanlar için Yemek Tarifleri

6. Ders - Üreme

7. Ders - Yavru Bakımı

tiyo TÜYO KÖŞESİ

>> Karahindiba ve Civanperçemi bitkileri papağanların karaciğerini güçlendirir. Kuşunuza, sağlıklı dahi olsa, arada bu bitkilerin çayını yapıp su yerine bu çaydan vermeyi unutmayın. Yan etkisi yoktur güvenle kullanabilirsiniz. Ancak unutmayın, kötü beslendiği sürece herhangi bitki karaciğeri kurtarmaya yetmez.

2. SINIF - 3. DERS

Papağanlarda Yetersiz Beslenme

Vitamin eksikliği her zaman kötü, yetersiz beslenmenin bir sonucudur. Yetersiz beslenme derken yanlış anlaşılmasın kuşun “az yemek yemesi” değil bahsettiğim. Düşük kalitede beslenme. Ay çekirdeğiyle beslenen ama bunun yanısıra elma ve havuç yiyen kuş “yetersiz beslenmektedir”. Sadece kuru gıda yiyen (muhabbetler de dahil, sadece büyük kuşlardan bahsetmiyorum) kuşlar, yetersiz beslenmektedir. Kuru gıda artı sadece elma yiyen kuş, yetersiz beslenmektedir. Herhangi bir pellet yem yiyen ve meyve sebze yemeyen kuş yetersiz beslenmektedir. Vitaminli krakerler, düzenli vitamin damlaları verilen ama sadece kuru gıdayla yada çekirdekle beslenen kuş “yetersiz beslenmektedir” Kuşunuzun suyuna üç damla vitamin damlası damlatmanız onu iyi beslenen bir kuş yapmaz. Gerçekten iyi beslenmediği sürece aşağıda bahsedeceğim herşey sizin kuşunuz için de geçerlidir! Papağanlar hangi tür olursa olsun meyve sebze “yemelidir” Yetersiz beslenen bir kuş her tür hastalığa açık hale gelir, erken yaşlanır, dolayısıyla ömürleri 3’te bir oranında azalır. Ayrıca tüy yolma sıkıntılarının kaynağının yarısı stres, sıkılma ve parazit türü hastalıklar ise, diğer yarısı da kötü beslenmeden kaynaklanmaktadır.
Peki kötü beslenme bir kuşta ne gibi semptomlar ortaya çıkarır, nelere yol açar?
  • Deride kuruma:

    Daha önceki makalelerde dile getirdiğim gibi, papağanlar iki türdür. Tüylerini yağlayan kuşlar ve tüylerini tozlayan kuşlar. Tüylerini tozlayarak tüy bakımı yapan kuşların (kakadu, afrika gri, sultan papağanı türü kuşlar) derisi kuru olduğu için toz dökmezler, tüyleri için gerekli toz bezeleri kuyruk dibindedir ve bu bölgeden gagalarına aldıkları tozları tüm tüylerine yayarlar. Tozlanma ve deride kuruma birbirinden farklıdır. Bana bir çok mail geliyor, kuşumda bit pire mi var, her yer toz kepek diye. Kimisi bunu görünce parazit ilacı kullanıyor, kimisi veterinere götürüyor (bazı veterinerler de genelde alakasız ve gereksiz ilaçlar veriyor nedense bu insanlara). Bu nedenle ayırımı yapıyorum özellikle. Tozlanmayla kepeklenme farklıdır. Normal durumları sayalım:

    - Tozlu türde bir kuşun ortalığı tozu dumana katması “normaldir”. Kuşlarınıza düzenli olarak su spreylediğiniz, birlikte banyoya girip buharda sauna keyfi yaşattığınız sürece tozlu yada yağlı herhangi bir papağanın bakımını düzgün yapmış olursunuz.

    - Kuşunuzun tüy dökme, tüy çıkarma dönemlerinde kepek dökmesi “normaldir”. Çünkü tüyler uzarken bir kabuğun içinde büyür (bigudiler :)). Bu kabuk parçalanıp içinden yeni tüy çıkarken parçalanan kabuk doğal olarak dökülür ve bu da kepeklenme durumunu ortaya çıkarır (tozlanma değil, kepeklenme). Bu tür kepeklenme, yağlı yada tozlu “bütün” papağan türlerinde karşımıza çıkar.

    Yani tozlanma sadece tozlu türde kuşlara has bir durum, kepeklenme “tüy çıkarma döneminde” bütün papağanların yaşadığı bir durumdur.
    Peki deri kuruluğu nedir?

    Bir kuşun cildinde görülen kabuklanma, aşırı buruşukluk ve çatlamalardır. Kuşun cildi esnek ve yumuşak değildir, nasıl ifade etsem, sucukların çevresinde sarılı zar vardır ya, o zarın hafif kuruduğu zamanki gibi bir his verir dokunulduğunda. :) Kuru ciltli bir papağan tüy çıkarmada zorlanır, tüy köklerinde ufak kistler oluşabilir (kuruluktan kaynaklı cilt kalınlaşır ve tüyler yuvasından rahat çıkamaz, bu da içeride şişmeler, kabarcıklar ve ufak kistler oluşturur), derisi kuruluk nedeniyle onu rahatsız eder, bu da ilerleyen zamanda tüy yolmaya, tüy kırmaya yol açar.

    Kuru cilt nedeniyle rahatsızlık duyan papağanların gösterdiği en erken semptom “stress marks” dediğimiz, stres izleridir. Kuşun tüylerinin uç, orta yada dip bölgelerinde çizgisel izler oluşur. Bunu aslında kuş gagasıyla kendisi yapar. Tüylerinde stres izleri bulunan bir kuşun cilt kuruluğundan ötürü rahatsızlık duyduğunun en net ve erken belirtisidir.
    Aşağıdaki resimlerde stres izlerini görebilirsiniz:



    Sonraki aşamaları tüylere hasar verme, tüy yolma ve cildi kanatma olarak devam eder. Çünkü papağanlar tam olarak irritasyonu algılayamaz, kendi kendine çözüm getirmesi de imkansızdır. Yapabildiği tek şey, “rahatsızım” demesinin tek yolu, rahatsızlık hissettiği yerleri kurcalamaktır. Açık yaralarda da bu nedenle yarasını harakiri misali deşmeye devam ederler. Rahatsızlığı gagalarıyla alıp atma iç güdüsüyle kendilerine zarar vermeye başlarlar.
    Tekrarlıyorum, unutmayın, bir kuşun cilt kuruluğundan muzdarip olduğunun ve tüy yolmaya doğru gittiğinin en erken belirtisi bu stres izleridir!

    Ve tüm bu sıkıntıların kaynağında “yetersiz beslenme” vardır. Kuşunuzu isterseniz günde on defa spreyleyin, üstüne on defa da banyoya girip bütün evi saunaya çevirin, kuşunuzun beslenmesini iyileştirmediğiniz sürece cilt kuruluğu olacaktır. Nem, öncelikli olarak “içeriden” kuşun kendi yapısından gelir. Dıştan spreyleme ancak ikincil derecededir, gereklidir, ancak kuş içten cildine nem sağlayamadığı sürece dıştan nemlendirme asla yeterli gelmez.
  • Gaga ve tırnak yapısında bozulma

    Yetersiz beslenen kuşların gagası ve ayakları fazlasıyla pütürlü, pul pul olur. Tırnaklar aşırı uzayabilir, şekilde bozulma oluşur. Gagada aşırı katmanlar, gaga üstünde kırılmalar, çatlamalar, uzun vadede şekil bozuklukları oluşur. Ancak yanlış anlaşılmasın, gaganın tam kenar ve uç kısmında aşınmalar, ufak kırılmalar normaldir. Çünkü gaganın üst katmanı tırnak gibi sürekli uzar, kuş birşeyleri kemirdikçe kenar ve uç kısımlardan ufak ufak kırılarak törpülenir. Papağanların üst ve alt gagasının kenarlarında tırtıklar olması (testere gibi), üst gaganın ucunda aşınmalar görülmesi “normaldir”. Normal olmayan, bize kuşun yetersiz beslenmiş yada besleniyor olduğunu gösteren kısım gaganın en üst bombe kısmındaki kırılmalar ve katmanlardır. Kuşun beslenmesi iyileştikçe gaganın kalitesi de artar, dıştan badem yağı sürerek de gagayı desteklediniz mi, herşey yoluna girer. Ama kuşunuzu iyi besleyemediğiniz sürece gagaya dıştan sürülecek “hiçbir şey gaga kalitesinin artmasını sağlamaz”.
  • Lipoma ve tümör oluşumları

    Özetle Lipoma, kuşun vücudunda oluşan yağlı kistlerdir. Aşırı yağlı katı gıdalarla beslenen kuşlarda ortaya çıkar. Bazı yağlar kuşlar tarafından çok zor sindirilir ve vücutta, karaciğerde birikme yapar. Ay çekirdeği ve fıstık bu nedenle kuşlarımıza zararlıdır. Keten tohumu da yağlı bir gıdadır ama bu tohumun yağı, kuşunuzu keten tohumu çuvalı içine tıksanız da, kuşun vücudu tarafından kolayca sindirildiği için ona hasar vermez. Ancak kuşlar ay çekirdeği ve fıstık yağını çok zor sindirir. Dolayısıyla lipoma kistleri daha çok ay çekirdeği ve fıstıkla beslenen kuşlarda ortaya çıkar.

    Yetersiz beslenme nedeniyle bilhassa a vitamini eksikliği nedeniyle ortaya çıkan tümörler vardır. Bilhassa a vitamini ağırlıklı beslenmesi gereken türler bu tip tümörler oluşturmaya daha yatkındır.
  • Karaciğer Problemleri

    Kötü beslenen ve aşırı yağlı besinlerle beslenen kuşlar eninde sonunda “karaciğer sorunları yaşayacaktır”. Bu kesin bir durum. Karaciğer problemleri çok uzun vadede gelişir. Bu nedenle çoğu papağan besleyen kişi, kuşunun kötü beslenmesini düzeltmek için savaş vermeye üşenir yada sonraya atar, çabuk vazgeçer ve “ya yediremiyorum, denedim olmuyor, kabul etmiyor, yapamadım” diyerek sorumluluktan kurtulduğunu düşünür.  Çünkü kuşu ay çekirdeği yiyordur belki ama elma ve muz da yiyordur, görünürde bir sıkıntı da yok gibidir; kuş konuşuyordur, oyun oynuyordur, uçuyordur, mutludur falan. Ama bilmem kaç senelik deneyimlerime dayanarak size şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki, bu kişi eninde sonunda kuşunun anlam veremediği bir şekilde hastalanmasından şikayet ederek, hatta neden hastalandığını dahi anlayamayarak veterinerden veterinere koşmaya başlayacaktır. Veterinerler de genelde sağolsun hastalık gördüler mi dayıyorlar antibiyotiği, bu kuşun karaciğeri ne durumda, verilen antibiyotik o kuşa ne yapar hesaba katılmıyor. Sonuçta kuş kısa vadede kurtulur gibi olur ama beslenmesi iyileştirilmediği sürece ölüme mahkumdur. Hiçbir antibiyotik, beslenme eksikliği dolayısıyla oluşan hastalığı yenemez! Kuşlarını inatla iyi bir beslenme programına sokmak için uğraşmayan papağan ebeveynleri ne yazık ki kuşlarını yavaş yavaş öldürdüğünün farkında bile değildir.

    Karaciğer sorunları derken çok geniş bir yelpazesi var bunun. Karaciğer yağlanması, karaciğer iflası, karaciğerde tümör, bağışıklık sisteminin düşmesi ve hastalıklara, enfeksiyonlara açık hale gelme vb. Ayrıca karaciğer zayıflığının ilk göstergeleri yine tüylerde ortaya çıkabilir. Tüy renginde ani değişme, rengin açılması yada koyulaşması durumu karaciğerin zayıfladığının göstergesi olabilir. Ayrıca dışkının beyaz kısmındaki sararma da başka ama daha ileri bir semptomdur, ancak sizi yanıltmasın, bu durum son anlara kadar kendisini göstermeyebilir.
  • Erken yaşlanma

    İyi beslenmiş 60 yaşında bir afrika grinin tüy kalitesi ve görüntüsü, kötü beslenmiş 20 yaşındaki bir afrika griden her zaman daha iyi olacaktır. Kötü beslenen muhabbet kuşlarında dahi bu erken yaşlanma belirtileri gözlemlenebilir. Ayaklar daha erken kabuklaşır, tüyler yaşlılık matlığına daha erken girer, burun bölgesi erken kararır ve pürüzlenir, tüyler matlaşır, tüy rengi donuktur, parlaklığını kaybeder vb. Tüy çıkarma zorluğu genelde yaşlı kuşlarda (ama bayağı yaşlı olanlarda) görülen bir durumdur. Genç kuşların yada orta yaşlı kuşların yavaş tüy çıkarması, bazı bölgelerde tüy çıkaramaması, çıkan tüylerin mat yada kalitesiz çıkması erken yaşlanma belirtileridir. Ve erken yaşlanmanın tek sebebi “yetersiz beslenme” bilhassa “ay çekirdeğiyle beslenme”dir!
  • Kronik Sinütisis hastalığı

    Bu da neymiş binde bir çıkan bir şey canım diye atlamayın sakın, çok çok yaygın bir hastalık bu. Bildiğiniz sinüzit hastalığı değil bahsettiğim. Bildiğimiz sinüzitte kuşun burnunda akıntı olur, aksırıp tıksırır, solunum yollarında enfeksiyon olduğu için nefes alma güçlükleri yaşar. Tedavide geç kalınmadığı sürece kolay atlatılır. Ancak “Kronik sinüzit” hastalığında iş daha farklıdır. Burun kanallarında virütik kitleler oluşur, bunlar bütün solunum sistemine kadar yayılır, enfeksiyon oluşur. Bu kitleler katıdır, kuşun iç sistemini sararak solunum yollarını ve burun yapısını deforme eder. Uzun vadede ölüme götürür ama ölüme varana kadar kuş içten ve dıştan kalıcı deformasyona uğrar, üst gaga parçalanıp düşer ve kuş bu şekilde çekerek ölür. Daha geçen sene elime çok çok ağır vaka geldi (bana ulaştıran kişiye teşekkür ederim). Aşağıda zavallının tedavi sürecindeki gelişimini gösteren fotoğrafları var.




    Elime gelen en ağır vaka bu oldu şimdiye kadar. Üst gagada parçalanma vardı, köprüsü zayıflamış burun dibinden kırılıyordu, biraz daha geç kalınsaydı üst gaga tamamen düşecekti. Burunun geldiği hali, oluşan deliği resimlerde görüyorsunuz. Şimdi hastalığından kurtuldu, evlatlık verildi ve yeni ailesiyle inanılmaz mutlu bir hayat sürüyor, iyi besleniyor ama yine de arada kontrole gidiyorum, çünkü burnu yüzde yüz iyileşemedi ama iyileşecek (deformasyon kalıcı elbetteki). Aşağıdaki bendeki son hali :)



    Ve bu hastalığın temel nedeni “yetersiz beslenme” bilhassa çok yoğun düzeyde A vitamini eksikliği. Afrika grilerde bu hastalığın çıkması, a vitamini eksikliğine çok meyilli oldukları için, daha yüksek ihtimal. Ama her kuş türünde olabilir. Elbette kronik sinüzitin tek nedeni yetersiz beslenme değil, artı pis koşullarda bakılma, güneş görmeme vs. türü ek nedenler de var. Ama ana neden kötü beslenme.
  • Tüy yolma

    Daha önce değindiğim gibi tüy yolma nedenlerini yüzdelik kısımlara ayırırsak, bütün nedenleri yüzde elliye, kötü beslenmeyi tek başına diğer yüzde elliye yerleştirebiliriz. Yine deneyime dayalı net söylüyorum, bir kuş yetersiz besleniyorsa “eninde sonunda tüy yolan bir kuş olacaktır.” Belki üç sene sonra belki beş ama mutlaka olacaktır. Ve buna sebep ilk maddede bahsettiğim cilt kuruluğu değildir sadece. O sadece bir nedendir. Tüy yolma bir çok sebeple ortaya çıkan “bir sonuçtur”. Yetersiz beslenen bir kuşta yukarıda bahsi geçen bütün maddeler teker teker ortaya çıkar ve bütün bunların genel sonucu “tüy yolma” olarak kendisini gösterir. Çünkü kuşunuzun sıkıntısını anlatmasının başka bir yolu yoktur!!

    ............................

    Yanda gördüğünüz timneh ufaklık bütün bahsettiğim maddeleri yaşamış bir örnek. Kendisi bana geldiğinde A vitamini eksikliği kaynaklı çene altı kisti vardı, kronik sinüzit hastalığı başlangıç aşamasındaydı henüz sadece burun içinde tıkanma ve nefes sıkıntısıyla kendisini göstermişti, cildi kuruydu, daha ergenlik çağında olmasına rağmen yaşlı bir kuş gibi tüylerini yenileyememe sorunu yaşıyordu bu yüzden karın ve göbekte tüysüz bölgeleri vardı, tüy kalitesi berbattı, tüy yoluyor, kırıyor ve çitliyordu, karaciğer sıkıntıları vardı (dışkıdan kendini gösterecek kadar) ve ay çekirdeği, bir iki meyve dışında da hiç birşey yemiyordu. Başına gelen bütün bu sorunların temelinde de işte son saydığım şey var: sadece çekirdek ve bir iki meyve yemesi yani "yetersiz beslenmesi". Kuşunuz şu anda tüyleri tam, cıvıl cıvıl bir cazgır olabilir ama kötü beslendiği sürece, sizinle örnek olarak paylaştığım bu vakalardaki kuşlara dönüşmesi eninde sonunda gerçekleşecektir. Kuşunuzu düzgün bir beslenme sistemine geçirmek için hiçbir zaman geç değildir.

    Bu arada bu timnehcik ameliyat oldu, kisti alındı, düzgün beslenmeye başladı, tüyleri bilhassa iç çamaşırları çıkmaya başladı, cildi büyük çapta normele döndü, tüy yolmayı da bütünüyle bıraktı, karaciğeri de artık düzgün çalışıyor. Ameliyat dışında, yaşadığı sıkıntılardan onu kurtarmak için sadece ama sadece "düzgün beslenmesini sağlamam" yeterli geldi. (ay çekirdeği bütünüyle kesilip onun yerine daha sağlıklı katı gıdalara geçildi, şırıngayla beslendi bir süre, ağzına havuç suyu zerkedildi, içme suyuna brokoli suyu eklendi vs.) Evlatlık verilecek ailesi de belli oldu, bir kaç sene içinde parlak tüylü, sağlıklı, ve büyük ihtimalle çenesi düşük ve yaramaz bir timneh haline gelecek. Tüylerini bütünüyle düzeltmesi bir iki senesini alacaktır. Şu an ben bu makaleyi yazarken ki hali aşağıda :))

    Siz kendinizi cipsle, kolayla, fast foodla besleyen umursamaz post-modern bireylerden biri olabilirsiniz, ancak papağanınız sizin sorumluluğunuzdaki, evinize aldığınız bir yağmur ormanı, savanna kuşu. Doğal ortamında olsaydı asla bu sıkıntıları yaşamayacaktı, asla tüylerini yolmayacak, asla yapay vitaminlere muhtaç bir şekilde çekirdek yemeyecek, cilt kuruluğu nedir bilmeyecek, karaciğer yağlanması diye birşey asla yaşamayacaktı. Eğer bu tropik kuşu evinize aldıysanız onu en doğal ve en doğru şekilde beslemek sizin sorumluluğunuzda. Yaşadığı, yaşayacağı hiç bir hastalık onun suçu değil. Papağanlar tüylerine inanılmaz önem veren hayvanlar, eğer kuşunuz tüylerine hasar veriyorsa yardım etmeniz için size çığlık atıyor demektir bu. Bu nedenle onun ne dediğini iyi dinleyin. Beslenme alışkanlığını değiştirmek, kuşun karakterine bağlı olarak (obur yada mızmız olması çok şeyi değiştirir) çok zor bir mücadele olabilir bazen. Küçük çocuklardaki gibi sürekli şeker yemesinin doğru olmadığını ağlasa da zırlasa da anlatmanız gerekir. Yılmadan mücadele etmek sizin sorumluluğunuzdadır, çünkü onları bu hale getiren biz insanlarız...


    Nehir

© 2011-2017 Papağan Okulu, Her hakkı saklıdır.
yuva | dersler | turler | okulun haylazları| iletişim